Antalya

ÜMMET VE MİLLET.

Bir insan, her zaman bilerek konuşmalı.

 

ÜMMET VE MİLLET.

 Süleyman Güdül

Bir insan, her zaman bilerek konuşmalı. Dostlar alış verişte görsün misali, bazı insanların duygusal yönlerini kullanarak çıkar rantı kullanmak, insanı gülünç durumuna düşürür. Konuşulan bir kelime bazen insanları yerin dibine batırırda, sözü söyleyen anlamakta geç kalır.

Önüne gelen cebini ve çıkarlarını düşünerek, din tüccarlığı yapmakta. Anlamını bilmediği Arapça ile iki kelime dua okumak, Allah adını ve kuranı kullanarak, kendince uydurma fetvalar yaratarak din bezirganlığı yapmak belki  kul hakkı yemesine yardımcı olur.  Şunu bilmek gerek Hz. Muhammet “Kul hakkı yiyerek, huzuru mahşerde benden şefaat beklemesinler ” diyerek, kul hakkı yemenin cezasının çok ağır olduğunu açıkça ifade etmiştir de, hala kul hakkı yiyerek hüküm sürenler, bunu görmezden de duymazdan gelmeye devam etmektedirler. Belki bir müddet rahat yaşarlar ama tıpkı diktatörler gibi cezalarını çekerek bu dünyadan göçüp giderler de bunu ne gözleri nede kalp gözleri gelecekte başlarına neler geleceğini göremezler. Allah kendilerini çok akıllı zanneden gafillere akıl versin. Bir gün kendi kazdıkları kuyulara, kendilerinin düşeceğini onlara göstersin.

Kendi çıkarları için Allah ve Peygamber adlarını kullanarak, zavallı ve saf Müslümanları bitatcı yapıp kandırmak çok kolay. En basiti, Cuma günleri medya ordusuyla Cuma namazlarında Müslüman rolü oynayarak  boy göstermek ve  insanlar arasına fitne sokmak, kardeşi kardeşe düşman etmek çok basit onlarca.

Ümmet kelimesine sığınmalarını tek amacı, kendi amaçlarının yolunda ilerlemektir. Millete bir şey vermek değildir. Ümmet Padişahlık zamanınsa son buldu. 1923 de bir Millet doğdu bu ülkede. Halada o millet, bu bayrak altında ve bu topraklarda yaşamaktadır. Bu millet sadece Hz. Peygamberin ümmetidir, ondan başkada kimsenin ümmeti olmamıştır, olamazda. Kimse ümmet kelimesine sığınarak, bu milletin dini duygularıyla boşuna oynamasınlar.

Ümmet demek; Maneviyattır. Temsil ettiği dinin peygamberine inanıp, onun yolunu seçen kimselere denir. Hz. Muhammet’in yolunda giden, Müslümanların tümüne   Hz. Muhammet’in ümmeti denir. Çünkü,  gerçek Müslümanlar ona inanıp ona bağlananlardır.

Kendilerine peygamber gönderilen toplumlar,  o peygamberlerin Ümmetleridir. Sadece Padişahlık zamanında insanlar Padişahın ümmeti olarak görülmüş. Çünkü, o zaman da zoraki ümmetlilik hüküm sürmüş.

Ümmetin parçalanması demek, içinde bulunduğu ve inandığı dinden ayrılarak bir başka dine geçerek, bir başka peygamberin ümmeti olmak demektir. Bu olay olmadıkça, ümmette parçalanma asla olmaz.

Millet ne demek ?. Millet asla ümmet demek değildir. Aynı topraklar üstünde yaşayan ve aynı kökten gelen, ortak kültürel ve gelenekleri olan, aynı kökün soyları olup çoğu kez aynı dili konuşan insan topluluğudur.

Milliyetçilik, siyasi bir düşünce olup, o ulusu oluşturan sınıfların ve grupla­rın ulusal çıkarları,   ya da diğer ulusların çıkarlarına oluşturan bir yapıdır.

Bu bakımdan Türk Halkına Türk Milleti denir. Bin yıldır aynı kapta kavrulmuş, aynı topraktan ekmek yemiş aynı iman içinde yaşamış, ayrıca vatan aşkı ve iman gücünü kalbinde taşıyan bu millet daima “bir vücuttaki aynı damarlarda akan kan gibiyiz” diyerek, milleti bölmeyi amaçlayanlara, bu milleti, öyle Ümmet uydurmalarıyla asla bölemezler.  Türk halkı; bu tür oyunlardan biz yorulduk. Bu uydurma rüyaları görenler yorulmadılar mı ? Milleti ayrıştırma ve kardeşi kardeşe düşürme dilini biran önce terk ederlerse, işte o zaman bizimle din kardeşi olurlar, demektedirler.

 

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

Rüyada Gözlük

Nasrettin Hoca bir gece aniden uyanır.
– Hatun, çabuk kalk. Gözlüğüm nerede, bulamıyorum?
Kadın, uykulu uykulu,
– Hoca, gece yarısı niçin gözlük arıyorsun, der.
Hoca telaşlı telaşlı gözlüğünü takar.
– Ne demek niçin?
Tabii ki rüyada daha iyi görmek için!

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Süleyman Güdül

Ben, aslen Alucra’nın koman köyü ışıklar mahallesinden,Osman Güdül den olma, aynı köyün Petek sülalesinden Hüsnügül Güdül den doğma olup , 16.08.1945 nüfus kütüğüne kız kardeşim ile ikiz olarak yazılmıştır. Babam rahmetli Osman Güdül, din konusunda oldukça bilgili olup Farsça ve Arapça lisanlarına da en az Türkçe kadar vakıf olmasından dolayı, başkalarının tercümelerinden ziyade kendi yorumlarıyla etrafına Kuranı ve dini anlatmaya çalışırdı. Herkes tarafından sevilen sayılan, dinsel konularda oldukça bilgili bir kişi olmasında dolayı, mutaassıp gurup tarafından “ Şıh Osman ” olarak adlandırıldığı halde, kendisi müthiş bir Atatürkçü ve demokrat bir düşünceye sahip olmasından dolayı bu lakabı asla kabul etmemiş, sadece insanları kırmamak için o şekilde hitap etmelerine müsaade etmiş olup, eski bir koyu Demokrat partili olmasından dolayı da, siyasi görüşlüler arasında kendisini “Demokrat Osman” olarak anarlardı. Her oturduğu kahvehaneye kütüphane koyduran ve her konudaki kitabı kuran gibi ezberlemeden asla kütüphanedeki yerine koymayan, bir zat olarak da anılırdı. Ben bu ailenin 7 çocuğunun ilki olarak dünyaya geldim.. Çocukluk ve gençlik yıllarımın tamamı Samsunda geçti. Bütün kardeşler Samsun doğumlu olup, kütük Samsun olmasına rağmen, maalesef benim doğum yerim Koman olarak kayıtlara geçmiştir.. İlk okulu Samsun Dumlupınar ilk okulunda ve sonrada Samsun Ticaret Lisesinde okudum. Yıllarca üniversiteye gitmeyi hiç arzulamadım. Yüksek mevkilerde olduğum sürelerde dahi, üniversite diplomasına hiç ihtiyacım olmadı. Fakat şu an Anadolu Üniversitesi Anadolu üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu. 1955 yılında ilk olarak, Samsun’da bir mahalli gazetenin okul muhabirliğini üstlendim. Hayatım boyunca Türk Basının bir neferi olarak çeşitli gazetelerde çeşitli görevlerde bulundum ve 30 yıldır da bazı gazetelere köşe yazarlığı yapmaktayım. Uluslar arası çıkan bir gazetenin de yazarlığını ve Türkiye temsilciliğini yaptığımdan dolayı, dünyanın birçok ülkesinde, gazeteler ve gazetelerin internet sayfaları sayesinde oldukça yüksek sayıda okurum mevcut. Bazı ulusal gazetelerde muhabirlik yaptığım gibi bölge temsilciliklerim de olmuştur. Ayrıca, Ankara rüzgarlı sokakta bulunan Halkçı matbaasında bir firma adına Türkiye Müteahhitlerinin Sesi Gazetesini çıkartım. 1973 yılında birkaç arkadaşımla birlikte ilk defa Karadeniz Gazetecileri Cemiyetini Samsunda kurulmasına öncülük yaptım ve yönetiminde aktif görev almıştım. Gazetelerde yayınlanmış hikaye ve romanlarımın yanı sıra baş rolünü oynadığım Foto romanım da bir mahalli gazetede yayınlandı. Ayrıca bazı romanlarımda kitap olarak satışa sunulmuştur. Yıllar önce Kelebek gazetesinin açtığı bir yarışmada, fotoroman hikayesi ve senaryosu dalında 2.çilik ödülü aldım. Sinema film senaryo yazma tekniği konusunda hocam rahmetli Bülent Orandan çok şeyler öğrendim. Talebelik dönemlerinde Samsun radar üssünde çalıştım ve sonra bazı nedenlerden dolayı bir müddet İstanbul da yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştım. 1965 yılında Askerlik nedeniyle İstanbul hayatını noktalayarak Samsun ’a döndüm. Bir yıl askerliğini önemli bir nedenden dolayı erteleyerek 1966 yılında Deniz Kuvvetlerinde askerlik görevini Denizci çavuş olarak Nusret gemisinde tamamladım.. Askerlikten döndüğümün haftasında, Samsun radarı personel müdürü tarafından Sinop ’ta ki radar üssünde göreve başlatıldım. Böylece askerlik dönüşü iş bulamam korkusu yaşamadım. Askerliği esnasında, ( 7.7.1967) nişan ve nikahını Ordunun Mesudiye ilçesinden olan Amil Türk kızı Şakire Güdül ile gerçekleştirdim. Sinop’ta işe başlayınca, Sinop Radar üssü Personel Amiri sayın arkadaşım Yalcın İpbüken’in tavsiyelerine uyarak, aile arasında gerçekleştirdiğim bir törenle, evlilik yaşamına ilk adımını attım. Sinop Amerikan radarında ki çalışma hayatımın yanı sıra, Yeni İstanbul ve Hürriyet gibi ulusal gazetelere muhabirlik yaparak da sürdürdüm. Önemli haberlere imza attım. Bilahare Türk Haberler Ajansına muhabir olarak geçtim. 1973 yılında Sinop radarındaki işimden ayrılarak Samsuna yerleştim ve tamamen gazetecilik mesleğini yapmaya başladım. Bir mahalli gazetede idare müdürü ve köşe yazarı olarak ve THA muhabiri olarak görevimi sürdürdüm. 1975 yılında rahmetli Faruk Sükan 'ın davetlisi olarak Ankara ya çağrıldım. Demokratik Partinin yayın organı olan Zaman gazetesinin Karadeniz Bölgesi sorumlusu oldum. Daha önce çalıştığım Amerikan şirketinin Türkiye temsilcisi tarafından acilen Ankara’ya davet edildim. Ankara ya geldiğimde aldığım bir teklifle gazetecilik mesleği bir müddet noktaladım. Çünkü 3-4 gün içinde Suudi Arabistan’da görev başında olmamı istemişti. Artık benim için yeni bir hayat başlamıştı.. Amerikan şirketinin Suudi Arabistan da bulunan genel müdürlüğünde personel genel müdür yardımcısı olarak göreve başladım ve sonra ki yıllarda daha üst makamlara çıkarak 1978 yılında şirket bünyesinde, yılında adamı unvanını aldım. Genel merkezde tek Türk olarak görev yaptım, Türkler ve diğer ülke işçileri hep Bölgelerde çalışıyorlardı. Bilahare, Amerikan Hava kuvvetlerine ait Northrop firmasında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Suudi Arabistan ’a gitmemle Ailem de de Antalya ya yerleşmiş oldu. 1979 yılında Suudi Arabistan’da ki görevimden , Türkiye’de halletmesi gereken bazı işlerim nedeniyle, görevimden istifa ederek Antalya ya döndüm ve BİGS inşaat şirketini kurarak inşaat hayatına atıldım.Tam 30 yıl inşaat müteahhitliği yaptım. 8 dönem Antalya İnşaat müteahhitleri Derneği Genel Sekreterlik görevini yaptım ve bazı gazetelere köşeler yazmaya başlamış oldum. Belediye meclis üyeliğinin yanı sıra ticaret odası yönetiminde de görev aldım. Siyasi hayatına DYP. de devam ettim ve GP. Merkez İlce Başkan yardımcılığı ile de, noktalamış oldum. Çalışma, Görev ve Turistik olmak üzere tam 51 ayrı ülkede bulundum. İngilizce ve birazda Arapça bilirim. 4 kız, 1 oğlum ve 7 torum var. 2008 yılında ticari hayatımı noktalayarak, sadece çeşitli gazetelere köşe yazıları ve roman yazarak iki yıldır Alhzaimer ve Parkinson hastası olup iki defa beyin kanaması geçirdikten sonra yatağa bağlı olarak yaşamını sürdüren eşime yardımcı olarak günlerim geçmekte. Aktif bir yaşamı severim. Ayrıca ben ve eşim, hayvanlara tutkumuzdan dolayı da, halk tarafından tanınmaktayız. Antalya’da yaşıyorum ve dostlarıma kapım her zaman açıktır. Her konuda insanlara yazılarımla yardımcı olmak isterim. İsteyen, e-mailimden bana ulaşabilir. suleymangud@yahoo.com.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.