Genel

ANADOLU MOTİFLERİ

 

Ben geçen sene Ankara Altındağ Belediyesi’nin desteğiyle  tarihi Ankara Ulucanlar Cezaevin de bir defileye iştirak ettim.

Nasıl mı?

Geçmiş podyum tecrübelerim vardi ki en sonuncusu 1999 yılı 11 Nisan tarihinde olmuştu.

Geçen yıl haziran ayında Ankara Kalesi nde cafe işleten bir bayan tanıdığımın ziyaretine gitmiştim. Hoş beş sohbet ederken, içeri orta boylu sevimli kısa kır saçlı Kraliçe Elizabeth tarzında bir bayan geldi. Cafenin sahibi arkadaş hemen ayağa kalktı ve sevgi ile karşılarken bana dönüp “Başak bu kadın benim için çok değerli ve önemli bir insandır, sanatçıdır. Adı Mukadder.” Sonradan Mukoş diyeceğim Mukadder Yılmaz Durukan’la tanıştıktan sonra Mukadder Hanım cafenin sahibine dönerek “10 gün sonra defile yapacağım kareograf bulamadım daha” deyince ben hemen atılıp, “kareografınızı ben yaparım” dedim. Mukadder hanım gözleri bir anda sevinçle parlayarak bana döndü ve “gerçekten mi? E sen de çık o zaman! Uygunsun. Bir gelinliğim var sen giyersin onu defilede” “Tabi neden olmasın” dedim telefonlarımızı aldık ve Mukadder Hanım “benden haber bekleyin” dedi.

Mukadder hanım bana önce hazırladığı kıyafetlerin fotoğraflarını gönderdi. Son derece güzel el emeği göz nuru ve Anadolu kokan tasarımlardı.

Hepsinin bir öyküsü vardı.

Ve anladım ki Anadolu kadını eskiden söyleyemedikleri hal ve davranışları işlemelere dökermiş.

Mesela defilede bir yelek vardı. Yeni gelinler giyermiş. O yelekteki işleme gelinin mutlu veya mutsuzluğunu anlatırmış. En çok o dikkatimi çekmişti. Mukadder Yılmaz Durukan tüm işçilikleri kendisine ait olan tasarımları iki ay gibi kısa bir sürede hazırlamış bu arada hala “hiç bir şey yapamadım o yüzden” der. Hiç bir şey yapamadığı hali milletin ağzını açık bıraktı. Yapsaydı ne olurduk hayranlıktan onu bilemem tabii.

Ben iki tasarımını tanıttım; birisi 1920 lerde Anadolu kadınının giydiği gelinlik, diğeri ise pazen kumaştan etek ve ceket. vallahi ikisinde de aklım kaldı.

Yaklaşık bir hafta sonra aradı. Ankara tarihi Ulucanlar Cezaevi’nde buluştuk. Mekan baktık. İlk gördüğüm yer mahkum yemekhanesiydi ki oldukça uygundu defileye. İkinci yer sinema salonuydu ve hiç uygun değildi.

Müdüre Hanım’la tanıştık, biraz sohbetten sonra öğrencilerle tanışma gününün belirlenmesi amacıyla ayrıldık.

Ve öğrencilerle tanışma günü çok güzeldi. Hemen hepsi kapalı, tecrübesiz ama hevesli, ama yeteneklilerdi. Çabuk kaynaştık. Yürüyüş dersleri provanın ikinci günü müzikli yürüyüşe geçti. Yoruyordum vakitlerini çalıyordum ama gık çıkarmıyorlardı. Biliyorum ki muhafazakar ailelerin kızları bana belli etmeseler de çok büyük fedakarlıklar veriyorlardı. Hatta bir öğrencim bir ara çalışmaları bıraktı ama son prova günü kapıda belirdi “Başak Hocam ben geldim. Ailemi ikna ettim” demesi bu işin çok güzel olacağının işaretiydi. Kızların azimli olmaları çok güzeldi.

Tabii ki provalarda sorunlar oldu gırgır şamata ve anlayışlarla aştık hepsini. En çok hoşuma giden ise Altındağ Belediyesi teknik olarak ne istediysem ikiletmedi. Anında hazır ettiler. Çok teşekkür ediyorum onlara.

Defilemizin adı; Anadolu Motifleri

Defile çok güzel geçti. Beklediğimin üstünde çıktı. Defile sonu fotoğraf almak isteyen basın ordusu, alkışlar… Ya daha ne diyeyim ki?

Annem zaten o gün defileyi görmek için ön sırada oturdu.

Ertesi gün Altındağ Belediyesi anı ve teşekkür  olarak bana bir plaket verdi.

Defilemizi basından seyrettikçe gururlandım. Kendimle, öğrencilerimle, fırsat veren Altındağ Belediyesi ile… Ve asıl imza sahibi Mukadder Yılmaz Durukan’la.

Hepsine buradan yürekten teşekkür ediyorum.

Bu arada Mukadder Yılmaz Durukan ne yapıyor? Daha ileri gitti tasarımlarında haberiniz olsun.

Leave your vote

Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy