Şiir

  • Hal ki!

    Hal ki!
    Baktın maziye, bir; baktın atiye, bin…
    Andın çocuk saflığıyla maziyi;
    “Ne çabuk büyüdün bre içimdeki?”
    Dedin.
    Hayıflandın boşa geçen zamana
    Hüzün yükledin atinin karanlığına
    Demlendin
    Duruldun
    Arındın
    Karar verdin; “anı” yaşamaya;
    yerinde ve dozunda;
    hakkını vererek ömrün…
    Okursan keyifle bu dizeleri;
    Sen de üretirsin nicelerini…
    Sevgiyle, erdemle anarak geçmişini
    Sevdanın sedası okşar ruhunu
    Geç kalan tutkunun gizemini
    Düşündükçe halini…
    R. Demir (10.6.2020)

  • YAŞI YETMİŞLERE SELAMIM OLSUN

    YAŞI YETMİŞLERE SELAMIM OLSUN
    Edirne den karsa İzmir den muşa
    Yaşı yetmişlere selamım olsun
    Samsun Sinop Çorum Van’dan Maraş’a
    Borca batmışlara selamım olsun
    Doktorlar sözüne harfiyen uyun
    Eliniz yüzünüz sabunla yuyun
    Bal kaymak et süte bakarak doyun
    Oruç tutmuşlara selamım olsun
    Sokakta virüs var evden çıkmayın
    Tanınmayın pencereden bakmayın
    Her akşam duş alın aman kokmayın
    Erken yatmışlara selamım olsun
    Kapı kollarına el vurmayınız
    Kirli elinize dil vurmayınız
    Yeter artık yeter sol vurmayınız
    Sağa çatmışlara selamım olsun
    Komşunuza el sallayın uzaktan
    Daha çabuk çıkarsınız tuzaktan
    Mikropları geçirmeyin süzekten
    Aklı gitmişlere selamım olsun
    Kapınız çalana delikten bakın
    Kalan sağlar ile ak günler yakın
    Çok şükür eyleyin dişiniz sıkın
    Biat etmişlere selamım olsun
    Bağlarınız olsun bülbül beşiği
    Ya destursuz atlamayın eşiği
    Hak rahmet eylesin yansın ışığı
    Erken gitmişlere selamım olsun
    Sana küsmüyorsa kasaptaki et
    Ayda alıyorsan ne büyük nimet
    Sevgiyle saygıyla barışa hizmet
    Temel atmışlara selamım olsun
    Aşmamız gerekir karşıki dağı
    Dermemiz elzemdir Cıngıllı bağı
    Helalından tereyağı kaymağı
    Bala katmışlara selamım olsun
    Garip YADİGA’RIM dünya fanidir
    Zamanı gelince gideriz bir bir
    Kaygılarım vardır hayata dair
    Zevki tatmışlara selamım olsun
    Ozan garip yadigar 30 4 2020

  • MAHSUNİ VARDIR

    MAHSUNİ VARDIR
    Şu devri Alemi görebilirsen
    Güneşin yüzünde MAHSUNİ vardır
    Kırklar kapısından girebilirsen
    Pir sultan izinde MAHSUNİ vardır
    Berçenek te doğdu yollara düştü.
    Aşk ile kaynadı kabından taştı.
    Cenk eyledi cehaletle savaştı.
    Ferhat’ın gürzünde MAHSUNİ vardır
    Can hak dedi hakkı buldu Adem’de
    Sevgi sundu semah döndü bu demde
    On yedi mayısta açan çiğdemde.
    Çamlı bel düzünde MAHSUNİ vardır.
    Canlardan içe’rü can tutağında
    Canın turab etti dostun bağında
    Yiğit kavgasında Nurhak dağında
    Rüzgarın hızında MAHSUNİ vardır
    Doğrular söyledi sade ve yalın
    Dedi dost yaşayın sevgiyle kalın
    Nice bin ozanın Aşık VEYSELİN
    Görmeyen gözünde MAHSUNİ vardır
    Yar elinden zehir yuttu aşk dedi
    Dost gönlüne girdi yattı köşk edi
    Pir aşkına yandı tüttü meşk dedi
    Aşkların közünde MAHSUNİ vardır
    Bazen mecnun oldu çöl ateşlendi
    Bazen koç Köroğlu el ateşlendi
    Bazen dertli kerem kül ateşlendi.
    Han aslı dizinde MAHSUNİ vardır
    Yıl iki bin iki mayıs ilkbahar
    Yağdı elif ömre düştü beyaz kar
    Sardı sine kara toprak sadık yar
    Bin yılın tezinde MAHSUNİ vardır
    Şu dünyada murat denen at varsa
    Atların üstünde ulu zat varsa
    YADİGA’RIM ağzımızda tat varsa
    Çorbanın tuzunda MAHSUNİ vardır
    Ozan garip YADİGAR
    17 mayıs 2002 MAHSUNİ şerifin hakka yürüyüşü

  • VATANIM

    VATANIM
    Vatanımdan başka yerde gözüm yok
    Dünyaya değişmem ben vatanımı
    Anam yok babam yok oğlum kızım yok
    Korurum kollarım can vatanımı
    Çırılçıplak toprağıma uzanmış
    Sanki alın teri kendi kazanmış
    Lükse meraklıymış ismi Nazan’mış
    Seyrettim ağladım dün vatanımı
    Türkün alnın terin çalan yabancı
    Tarla tapan konut alan yabancı
    Birde geri dönüp gülen yabancı
    Kime peşkeş çekti kim vatanımı
    Atamızdan bu yurt bize hediye
    Bırakılmaz edi ile büdüye
    Bir düşman ayağı basacak diye
    Aklımdan çıkartmam an vatanımı
    YADİGARIN fikrin çalmaya kalkma
    Bizi içimizden bölmeye kalkma
    Sakın ha yurdumda ölmeye kalkma
    Sevmiyorsan defol sen vatanımı
    Ozan garip yadigar 2020

  • SU İLE SABUNA DOKUNUN BEYLER (Open list) (0 submissions)

    SU İLE SABUNA DOKUNUN BEYLER

    Virüslerin düşmanıdır temizlik
    Su ile sabuna dokunun beyler
    Yurdumuzda bırakmayın damızlık
    Sizden sonrakini sakının beyler

    Bu bayrak bu toprak senindir varın
    İzole et kendin zırhlara bürün
    Sen benim yarımsın ben senin yarın
    Korkmak bize düşmez yekinin beyler

    Yüz binlerce şehit vermiş milletiz
    Bizler canı cana sarmış milletiz
    Biz Çanakkale’yi görmüş milletiz
    Düşman karşımızda sökünün beyler

    Bu düşman sinsidir ve de görünmez
    Senin ile dağlar aşar erinmez
    Girmiş ise vücudundan arınmaz
    Şöyle bir dünyaya bakının beyler

    Topu getirmeyin gol sahasına
    Yalan haber düşürmeyin basına
    Hekimler uğraşır can pahasına
    Ortası delindi çıkının beyler

    Allah akıl vermiş gerçeği görün
    İlim ve bilimin yolundan yürün
    Korona almasın dizdeki ferin
    Faydası dokunmaz çakının beyler

    Ateş ve öksürük ilk belirtisi
    Ölüm gelir on dört günün ertesi
    Uyumasın uyandırın herkesi
    Ciddiyetinizi takının beyler

    Korkutmasın sizi dağlardaki kar
    Dert varsa cihanda dermanı da var
    Böyle bilir böyle söyler YADİGAR
    İster kör hocaya okunun beyler

    Korona virüsten ve bütün hastalıklardan uzak bir yaşam diliyorum dünya insanlarına saygılarımla
    Ozan garip YADİGAR

    19 3 2020

  • Katıksız Namert

    Katıksız Namert

    Kalpazanlar, mürailer palyaço!Mütedeyyinler figüran!
    Cambazlar baş aktör!
    Bilinç yoksulu birey perişan!
    Ortalıktalar sahte pehlivanlar!
    Yalancıya, hırsıza feryat ve figan
    ***
    Yurdum virane sessizliğinde!
    Yastayım dostlar, yine yasta…
    Deprem geçirmiş simalar
    Gülmüyor, gülmez o yüzler…
    Buz tuttu artık yürekler…
    ***
    Beyinler uyuşuk, rötarda…
    Ruhlar mutsuz, sessiz isyanda…
    Sefil vatandaşım kuyrukta!
    Kabusu “şenlik” diye sunuyor
    Katıksız namertler..!
    R. Demir (23.2.19)

  • Ozan Arif’e

    Ozan Arif’e

    Bir ozan geldi geçti dünyadan
    Gönlümde taht kurdu uzaktan
    Ülkü dedi, vatan, bayrak dedi
    Sesi yansıdı özlemi Turan’dan
    ***
    Dost dedi, kardaş Bozkurt dedi
    Kadir kıymet bilmeyene seslendi Vefasızlar uyanın, gidiyor vatan
    Fosil vurdumduymazlar tınmadı!
    ***
    Ülküdaşlık bitti, akitler türedi
    Ülküye ihanet edenleri beğendi
    Koltuğa yapıştı “beka” deyip
    Dün sövdüklerini bugün okşadı
    ***
    Ozandı, aklı olan anlar halini
    Ülküdaş bilir namertin dilini
    Dün tükürdüğünü yaladı bugün
    Dik durdu Arif Ozan eğilmedi
    ***
    Dileğimdir Işıklarda uyusun
    Tanrı’nın himayesinde olsun
    Hüzün başladı Samsun’dan
    Vefasız camia haline ağlasın.

    R. Demir (13.02.2019)

  • Sevgi Busesi…

    Sevgi Busesi…

    Sonbaharın solgun renklerinde
    Aradın sarıyı, yeşili, kızılı.
    Var hepsi de, biri diğeriyle uyumlu.
    Yeşilimsi ile kızılımsı bir başka sevişte,
    Uymuşlar ritmine hazandaki hayatın
    Hüzün kokan atmosferinde…
    **
    Dökülüyor teke-tek daldan yapraklar,
    Dans ederek rüzgârla pek mutlular.
    Benziyor renkleri solgun ufuktaki guruba.
    Kucaklaşıyorlar zemindeki ana toprakla;
    Bırakmadan tek çıplak ayak yeri yolcuya…
    **
    Hayal mi, gerçek mi, şaşkınsın bu akşam!
    Nadir bir atmosferin sarmalındasın.
    Uçamayacak kadar kırık kanatlı ama istekli;
    Yükselmek için Sema’daki mavi denizin
    Galaksilerindeki hayali sevgiliyi bulmak için…
    **
    Yol veriyor sana doğanın güzel ahengi
    Hayalindeki bilinmeyene doğru
    Sanki olmayan bir düşün gerçeğinde
    Yalpalamaktasın.
    Çünkü bir başka düş yok yaşadığın
    Mavi-kızılımsı renge yansıyan düşten başka…
    Raksa hazır sevgi busesi, gurubun harmonisinde…

    R.Demir (15.12.2012)

  • Tanrı Nimeti

    Tanrı Nimeti

    Güzel bir gün; güneş ışıltılı, Bey Dağları beyaz başlı…
    Deniz masmavi, kumrular sabah serenatı için pek nazlı.
    Belli ki uyku mahmurluğu, yeni güne der gibi merhaba…
    Askıdaki renkler dansta esen yele komşu balkonunda…
    Bahçede kediler koruyucu melekten ikram beklemekte..
    Henüz uyanmayanlar da var elbette, rehavette…
    Her uyanış uykudan, yeniden doğuştur der yüreğim,
    Ulu Tanrı’ya hamdeder kusurlu kulu, her şafak vakti.
    Her yeni gün, karanlığın yok oluşu, zilletin ölümüdür!
    ***
    Kışın eşiğindeki yaşamın son çeyreği yoğruldu sevgiyle
    Soluyan her şey gibi gelir sonu bu fani bedenin de…
    Has’ı seçip, sevgiyle yaşamaksa amacı insanın;
    Boş karne ile göçmek varsa, yaşanmalı ömrün her anı!
    “An” deyip geçme muhterem, seni yok saydı şu “an”!
    Yerini umutlara bıraktı keşkeler, egemendir şimdi “iyi ki” ler…
    Yeri yok dimağında pişmanlıklara, bak umutla geleceğe…
    Düşmanıdır nefret sevgiye, sevgi nefrete ve kine…
    Yürü, insanlığı aydınlatmaya, boğ cehalet karanlığını!
    Taviz yok örgütlü cehalete, sahiplen Tanrı nimeti özgürlüğü…

    R. Demir (12.12.18)

  • El olur gider.

    ….El olur gider….
    Gidersem dünyada neyim kalırki!
    Bütün emeklerim yel olur gider.
    Göz yaşlarım kalır dostlara miras!
    Süzülür yanaktan sel olur gider.

    Mevsimsiz şu açan güle dönerim;
    Bırakır dünümü çeker giderim;
    Kapanırsa sonsuza denk gözlerim;
    Şu yalan dünyadan el olur gider.

    Hatıralar kalır benim sazımda!
    Topraklar doluşur kara gözümde!
    UYSAL-m bir ateş yanar özümde!
    Sarar alev,alev kül olur gider.
    şair veli uysal

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy