Şiir

  • Perdeli Gece…

    Perdeli Gece…

    Bıraktın kapakların kucağına yorgun gözlerini
    Sevgi aradın karanlığında uzun gecelerin
    Bitmek bilmeyen bir ömür kadar uzun
    Sessiz ve ürkütücü
    Her kusura perde olan geceler…
    **
    Ömür dediğin ne ki, bir gece ve gün
    O da yaşadığın gün…
    Ömür mü, sadece bir tutam ümit
    Bittiyse umutların biter gecelerin de
    Ümidi yok olmuş yarınların da
    Sensizlik gibi, yokluğun gibi
    Ve yine hasret ve yine özlem…
    **
    Karanlık perdeyi delip geçti bana doğru
    Parlayan, keskin bir çift kılıç gibi gözlerin
    Boğdu ruhumdaki karanlığı, sanki;
    Sırayla biri, kabuk bağlayan yaralarımı deşti
    Diğeri, yüreğimin sana ayırdığı makamı yıktı.
    Yaparken gözlerin bunları
    Efsunlu gülüşün, naif edan sinemi yaktı!
    **
    Derken; gecenin gizeminde kayboldu
    Parlayan kılıçlar gibi gözlerin
    Almıştın intikamını sende olmayan sevgimin
    Bıraktın geride kesif karanlık gibi kirli izlerini;
    Yüreğim bakmaz artık karanlıklardaki parlaklara
    Hep seni hatırlatır bana bu uzun gecelerde
    Aramıyor gözlerim seni ne karanlıkta ne aydınlıkta
    Çektim perdeyi karanlıktaki geceye…

    R.Demir (22.12.2012)

  • Sevgi Busesi…

    Sonbaharın solgun renklerinde
    Aradın sarıyı, yeşili, kızılı.
    Var hepsi de, biri diğeriyle uyumlu.
    Yeşilimsi ile kızılımsı bir başka sevişte,
    Uymuşlar ritmine hazandaki hayatın
    Hüzün kokan atmosferinde…
    **
    Dökülüyor teke-tek daldan yapraklar,
    Dans ederek rüzgârla pek mutlular.
    Benziyor renkleri solgun ufuktaki guruba.
    Kucaklaşıyorlar zemindeki ana toprakla;
    Bırakmadan tek çıplak ayak yeri yolcuya…
    **
    Hayal mi, gerçek mi, şaşkınsın bu akşam!
    Nadir bir atmosferin sarmalındasın.
    Uçamayacak kadar kırık kanatlı ama istekli;
    Yükselmek için Sema’daki mavi denizin
    Galaksilerindeki hayali sevgiliyi bulmak için…
    **
    Yol veriyor sana doğanın güzel ahengi
    Hayalindeki bilinmeyene doğru
    Sanki olmayan bir düşün gerçeğinde
    Yalpalamaktasın.
    Çünkü bir başka düş yok yaşadığın
    Mavi-kızılımsı renge yansıyan düşten başka…
    Raksa hazır sevgi busesi, gurubun harmonisinde…

    R.Demir (15.12.2012)

  • Anası Belli…

    Kapalı yolların karanlıklardan geçişin olacak elbet
    Bolca yaygın sefiller, bolca hainler önüne geçse bile..
    Korkma Sen, ferahlansın yüreğin yiğit balam, asenam!
    Ökçeli postalın yoksa özüne yakışanı giy!
    Bir zamanlar Anadolu’da, düşmanın önünde diz çöktüğü çarık bile giyeriz be yiğidim!..
    Unutma ki karanlık gecenin
    söken bir de şafağı var..
    Geleceğin aydınlık sabahlarında uyanmak var..
    Sakın umutsuz olma be asenam, yiğit Alp’im…
    Geçecek bu günler, geçecek!
    Anası belli, babası belli olmayanlar…olacak!..
    (rd)

  • Yosun Gözler

    Yosun Gözler

    İlk kar tanesi düştü
    Torosların çıplak tepesine mevsimin.
    Büründü beyaz gelinliğe Kızlar Tepesi
    Yazdı takvim yaprağı: beş Aralık!
    Ardından kış kıyamet, fırtına tufan,
    Çöktü hazana hüzün, sararan yaprağa
    Döngüsüdür doğanın hepsi, der “kozmos”.
    Kime ne düşerse, ya kısmet!
    ***
    Baharı bitti ömrün, başladı kışı!
    “Ne gece gündüze, ne gündüz geceye”
    Evirgendir yaşamın!
    Bilinmez ki bre Tanrı’nın kulu
    Ne kadarı kaldı rezervinin?
    Yazgının kitabındaki hasar!
    Bitmez, tükenmez sandığın
    Ne ömür, ne de enerjin kaldı sana yar!
    ***
    Sardın bir ömrü onlarca ömre,
    Emekle, bilgi ruhu verdin insana…
    Bir yaşamı örttün onlarca yaşama,
    Kusuru olmasın millete, vatana…
    Şimdi ararsın hüzün yüklü ruha
    Derman olacak, şefkat pınarı yürek!
    Hazindir hasret kalmak sevgiye, sevdaya…
    Güzel geçen geçmişin anısına
    Yosun gözlerinde sevgiyi özümlemek..
    R. Demir (5.12.18)

  • Kış!..

    Kış!..

    Bak dostum,
    işte sana nahoş bir haber;
    Bir hazan mevsimi daha,
    Doğa uykuya hazır!..
    Yapraklar sapsarı,
    Gazal…
    Sarhoş gibiler, durmuyor dalda!
    Sanki toprak anaya sevdalı!..
    Rüzgarla dansa hevesli!..
    Ve gökyüzünde-V- oluşturmuş göçmenlerde neşe var
    Yuvaya dönüş..
    Sanki özlemin vuslatıyla şenlikli..
    Fakat esen bir kara yel var ki
    donduruyor!..
    Kırlar ölü yeşili…
    Kışın habercisi var her yerde
    Beydağlarında da!..
    Ahh!..
    Ne gerek varki kışa!..
    Neylersin şimdi?
    Sevda koruyla kavrulan
    gönül
    Daha hazır değil ki
    girmeye kışa!..

    rd (10.12.2019)

  • Varsın hayat haine, müraiye şans tanısın

    Varsın hayat haine, müraiye şans tanısın;
    Bana onurumla yaşama sevincini versin;
    Yaşadığım kadar da yaşasam ne yazarki!
    Tükürülecek ellere Tanrı’m muhtaç etmesin.

    Mürai, hain, hırsız oldu nazır.
    Kene gibi devleti emen hazır.
    Yalanlar gerçek, ayaklar baş
    Cehennemden mezar kazır..
    (rd)

  • Yaşadığım her bir gün’sün

    Yağan yağmur,düşen kar’da
    Rüzgarım sen,ayazım sensin.
    Her mevsim,her baharda
    Dalda kiraz,yazım sensin.

    Dalımda uçan kelebek
    Ninni söylediğim bebek
    Demet demet, beyaz çiçek
    Çoğum sensin, azım sensin.

    Mısra mısra şiirlerde
    Senden uzak şehirlerde
    Adını andığım yerde
    Türküm sensin,sazım sensin.

    Yaşadığım her bir gün’sün
    Ne elem’sin,ne hüzün’sün
    Nefesim’sin,bir ömürsün
    Mavim sen,beyazım sensin.

    İster fırtına,ister yel
    İster nehir ol,ister sel
    Her ne zaman gelirsen gel
    Neşem sensin,hazım sensin.

    Saçın rüzgar,ben yelkenim
    Sen geç kalsan,ben erken’im
    Ardın sıra hep gölgen’im
    Sitemim sen,nazım sensin.

    Her ah ! çekişim,her anda
    Bir ateşsin,yanan kanda
    Bu zamanda,o zamanda
    Tanrıdan niyazım sensin…

  • Gönül Esintisi…

    Gönül Esintisi…

    Yolculuk başlayınca geçmişin örenine;
    Bulursun kendini sırı dökük bir aynada;
    Mahzun görüntülerdir karşına dikilen;
    Seni karanlığa sokup aydınlığa çıkarmayan…
    Melankolik duygular, delice akan kan,
    Sevda fırtınasından, gençlik rüzgârlarından
    Sana miras kalan
    Kırıntı gönül esintileri…

    R. Demir

  • Ruhun Hisleri…

    Ruhun Hisleri…

    Anıların seni çok gerilere götürür…
    Yaşadıklarını düşünürsün…
    Bakarsın ki hayat kısacık bir anmış!
    Ona farklı bakışınla;
    farklı bir anlam kazandığını sanırsın.
    Hiç de değil!…
    Olup biten çok şeyin
    farkına varamazsın çoğu kez;
    çünkü sadece bir noktayı görürsün.
    Hayatı, andan ibaret sanırsın;
    gaz kütlesi misali akıp giden…
    Farkına bile varamıyorsun…
    ***
    Çok mutlu olduğun anlar oluyor elbet,
    salt karabasanlarla dolu değil;
    görebileceğin tüm güzellikleri
    görür ve yaşarsın;
    ya da “gel-geç” deyip
    herşeyi akışına bırakırsın…
    Acılar mı?!
    Hayatın tam hakkını vererek yaşarsan…
    Dolu mu, dolu…
    Anlam kazanır zaman tünelinde hayat…
    ***
    Hayatın anlamı;
    ruhunu, kalbini sevgi
    işgal ettiği oranda yaşadığın kadardır!
    Ruhunda hissettiklerinle…
    Sevdiklerinle…

    R. Demir (5.10.18)

  • Töre Kurbanı Sevdalıya

    Töre Kurbanı Sevdalıya

    Bak dinle, anlatmalıyım bu hikâyeyi sana.
    Sonra duyarsan başkasından kırılma bana.
    Hayat, hep ‘zorları başar’ dedi şanstan yana.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…
    ***
    Çünkü yasaktı kahkaha, töre gereği kabahatti.
    Sevdalanmak, sevmek de töremizde yasaktı.
    Hıçkırıklara, kahkahalı gülmelere hep hasretti.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…
    ***
    Gizli sevdana sevda mendili iletmek de yasaktı.
    Birileri senin adına beğenir, hatta karar verirdi.
    Hıçkırarak ağlayabildiğime sadece geceler şahitti.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…
    ***
    Sevdaya tutuldun mu iki tarafı kılıçtan keskin.
    Hıçkırıklar, özlemler, hasretlikler etmez teskin.
    Töre karşıtı bazen darağacı, rüyada olur sezgin.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…
    ***
    Yasaktı; törece sevinmek, sevdalandığını özlemek.
    Yasaktı; ağlayabileceğin bir omuza başını dayamak.
    Yasaktı; sevgiyle koşabileceğin bir yüze gülümsemek.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…
    ***
    Sevmek yok, sevda yok törede, seversen yersin darp.
    Bulmaya hakkın da yoktu sevebileceğin yiğit bir kalp.
    Töreyi icat eden de, uygulayan da almasın zerre sevap.
    Bilemezsin; benim hiç kahkaha ile gülmediğimi…

    R.Demir (30.7.2012)

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.

Kapalı
Kapalı