Makale

24 Temmuz Lozan ve Ayasofya

Örgütlü cehaletin egemen olduğu toplumlarda insanları aldatmak ve kandırmak için politikacılar kutsal dinamikleri kullanırlar. Başları sıkışınca, toplumda şikayetler

24 Temmuz Lozan ve Ayasofya!

Örgütlü cehaletin egemen olduğu toplumlarda insanları aldatmak ve kandırmak için politikacılar kutsal dinamikleri kullanırlar.
Başları sıkışınca, toplumda şikayetler çoğalınca her yanlışı mübah sayarlar ve kutsallık kokan her türlü argümanı devreye sokarlar.
Örgütlü cehaletin elindeki en büyük aldatma kozu din olup, onu merkeze koyarak toplumu kandırmaya başlarlar…
Halkı esas sorularından uzaklaştırmak için yarattıkları sorunların dışında kalkı tutarak oyalama taktiklerini uygularlar. Böylece halkın hafızasını işgal eden esas sorunları oyalayıcı olaylarla uyutmaya çalışırlar.
***
Ayasofya camiinin ibadete açaılma girişimi de bu oyalayıcı taktiğin, suni gündem yaratmanın bir sonucudur.
Adam kandıran partinin çözülen alt yapısının saflarını yeniden sıkılaştırmak için elde kalan son dini argümanı de piyasaya sürmüştür. Cami politikanın merkezindedir artık.
***
Ayasofya’nın cami olarak tapu ile tescilini sağlayan Gazi Paşa, bu kültür mirasının evrensel bir kimlikle anılıp tanınmasını sağladığını çok iyi bilen örgütlü cehaletin simsarlarının gizli ajandaları farklıdır muhtemelen.
Özellikle Gazi Paşa’ya olan kin ve nefretleri giderek kermeleşirken bu açılışı özellikle 24 Temmuz tarihinde yapmaları Lozan’a bir önemsizleştirme girişimidir.
***
Bugün namaz kılmak için sıraya girdikleri Ayasofya’yı bağrında barındıran İstanbul’u düşman işgalinden kurtaran Gazi Paşa’yı hatırlama nezaketinden uzaklar.
***
Bre cahil, bre kıl suratlı cüppeli, bre sarıklı yobaz, bre hain, bre çirkin politikacı, bre Türk düşmanı hiç mi arlanma, utanma yok sizde?
Unutmayın, bugün 24 Temmuz 1923…
Bu tarihin ne anlama geldiğini biliyor musun?
Bilirsin de işine gelmez bildiğini söylemek ve değerini bilmek!
Sizin Ayasofya camiinin ibadete açılışını bu tarihe denk getirip Lozan’ı unutturmaya çalıştığının farkındadır aklını kullanan her birey..
Lozan’ın, T.C. Ulus Devleti’nin tapusu olduğunu bilmeyenler öğrensin.
Bileniniz mutlaka vardır, en kötüsü onlar bilerek ve bilinçli hainlik yaparlar.
Sizlerde birazcık haya kalmışsa hicap duyarsınız yaptıklarınızdan dolayı…
***
Ekte verdiğim bu haritaya bir bakın ve bir dakika için düşün bre cahil, düşün…
Sonra kalkıp Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve İsmet Paşa’ya neden küfür ettiğini düşün!
Eğer vicdanın varsa ve eğer bir yüce güce inanıyorsan, Tanrı huzurunda onların ruhundan af dilersin!..
Bu çirkin lafları söyleyenlerin, Onu halkın hafızasından ötelemek isteyenlerin ne derece namert olduklarını anlarsın!
Anlamazsan sen de cahilsin, hainsin!
Cehaletin zavallı mahkumusun…
***
24 Temmuz 1923de, tam 97 yıl önce, bu harita Lozan’da, TCDevleti’nin diploması heyetinin başkanı İsmet Paşa tarafından, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün direktifleri doğrultusunda, YIRTILIP ÇÖPE ATILDI!…
Anladın mı bre cahil, çöpe atıldı..
***
Hala “Lozan zafer mi hezimet mi” diyen akıldan noksan fesli saray soytarılarına, çakma tarihçilere, aklını ve kalemini ikbal için kiraya verenlere, koltukları için yalancılığı, hırsızlığı meslek edinmiş çirkin politikacılara inanacak mısın?
Aklın, vicdanın var mı bre kalemi kiralık köşe kapıcısı hain?
Zerre kadar izanın, vicdanın var mı bre yobaz, bre cahil?!

R. Demir. (24.07.2020)

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Prf.Dr. Ramazan Demir

Elazığ’ın Keban kazasına bağlı Gökbelen (Zırkıbaz) Köyünde 1947 yılında fakir bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Köy ilkokulunu, Keban Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okulunu bitirerek ilk ve orta öğrenimini sürdürdü; üstün başarılar göstermesi nedeniyle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine (Sınıfı) seçilerek lise eğitimini tamamladı. İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji lisans eğitimini birlikte tamamladıktan sonra, lise öğretmenliği ve idareciliği, Eğitim Enstitüsü öğretmenliği yaptı. 1974 yılında üniversiteye asistan olarak intisap etti; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde asistan olarak görevini sürdürürken, 1750 sayılı yasa hükümleri gereğince İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesinde doktora yaptı. 1978 yılında Bilim Doktoru (PhD), 1982’de Üniversite Doçenti, 1988’de profesör oldu. Farklı ülkelerde değişik sürelerle NATO burslarıyla ve Federal Almanya’da DAAD burslarıyla bilimsel çalışmalar yaptı. Ulusal ve uluslar arası düzeyde bilim alanıyla ilgili olarak birçok makale ve bildiri (470) ve kitaplarının (8) yanı sıra, SCI kayıtlı bilimsel yayınla (145) bilime katkı yaptı, birçok atıf aldı (2.320). Yayınları 46 ayrı Text Book’ta refere edildi, Text Book’larda adına şekiller, resimler, çizimler yer aldı. Yüksek bilimsel (H) Faktörüne (19) sahiptir. Uluslararası bilim merkezleriyle, ABD ve AB ülkelerindeki 8 ayrı üniversite ile ortak projeler yürüttü, AR-GE çalışmalarına katkı yaptı. Sağlık Bilimleri alanında "Bilim Ödülü", üniversite “Hizmet Ödülü”, TÜBA "Kitap Birincilik ve Üçüncülük Ödülü" sahibi olan Dr. Demir’in bilim alanın dışında yayınlanmış sosyal konuları kapsayan kitapları (12) ve çok sayıda fikir-düşünce makalesi (yaklaşık 1650) bulunmaktadır. Uzun süre Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı (25 yıl), Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü (9 yıl), Üniversite Senato Üyeliği (9 yıl), 17. M. E. Şurası üyeliği görevlerinde bulundu. Tıp Fakültesi Elektron Mikroskop Görüntüleme ve Analiz (TEMGA) Ünitesinin kurucusu ve başkanlığı (2000-2006), Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanlığı (1996-2000) görevlerini yürüttü. Anabilim dalında araştırma laboratuarları, embriyo-hücre kültür laboratuarları, embriy koleksiyonu ve üreme biyolojisi arşivi oluşturdu. Çoğu profesör ve doçent olan 12 akademisyen yetişirdi; binlerce hekimin yetişmesine katkı yaptı. Farklı üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde davetli konuşmacı olarak (Üniversitenin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Akademik Nosyon, Bilimsel Yayınlarda Etik Sorunlar, Sağlık Bilimlerinde Araştırma Eğitimi, Ermeni İddiaları ve Cevapları, Cumhuriyete Kalan Miras, Feodalizm ve Dersim Olayları olmak üzere) çok sayıda konferanslar verdi. Antalya TRT yönetiminde uzmanlık alanıyla ilgili konuşmalarının yanı sıra,“bilimin ışığı” konulu programa sürekli (24 hafta boyunca) konuk oldu. Bilimi bir yaşam biçimi olarak seçen, bilimin hayatın gizemlerini çözmeye yönelik tek araç olduğuna inanan Dr. Demir, uluslar arası bilim kuruluşları olan; International Federation of Placenta Association (IFPA), New York Academy of Science (NAS), American Academy Association of Science (AAAS), European Placental Group (EPG), International Federation Society Association of Microscopy (IFSAM) ve Islamic Academy of Science (IAS) ile ulusal Türk Elektron Mikroskopi Derneği (TEMD) ve Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED) aktif üyesidir. Tarih, felsefe ve milli hassasiyet konularında araştırma yapmayı hobi olarak seçen Dr. Demir, ulusal ve uluslararası dergilerde editörler heyeti üyeliği görevini yapmaktadır. İki evladı, beş torunu vardır.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy