Makale

Büyüksün be Atam.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi düşmandan temizleyebilmek için, hiçbir zaman kendi çıkarlarını düşünmemiş ve daima milletin ve vatanın menfaatlerini düşünerek hareket etmiştir. Çünkü vatanın bütünlüğünü düşünerek, Anadolu da yaşayan tüm etnik grupları bir bayrak altında, “Türk, Kürt, Çerkez, Laz. Gürcü ve daha birçok etnik kurumları” toplayarak, onları kardeşlik bağı ile bağlayarak, hep birlikte cephelerde düşmanın karşısına dikilmişlerdir. Böylece bir elin nesi var iki elin sesi var sözünün, ne denli doğru olduğunu da ortaya koymuştur.

BÜYÜKSÜN BE ATAM.
Süleyman Güdül

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu ülkeyi düşmandan temizleyebilmek için, hiçbir zaman kendi çıkarlarını düşünmemiş ve daima milletin ve vatanın menfaatlerini düşünerek hareket etmiştir. Çünkü vatanın bütünlüğünü düşünerek, Anadolu da yaşayan tüm etnik grupları bir bayrak altında, “Türk, Kürt, Çerkez, Laz. Gürcü ve daha birçok etnik kurumları” toplayarak, onları kardeşlik bağı ile bağlayarak, hep birlikte cephelerde düşmanın karşısına dikilmişlerdir. Böylece bir elin nesi var iki elin sesi var sözünün, ne denli doğru olduğunu da ortaya koymuştur.
Amaca ulaşmak için, vatan ve milletin Menfaati söz konusu ise, dışa kulakları tıkayarak yola devam edilmeli.
Eğer ülkede yönetimden şikayet ediyor, hukuktan söz etmek imkansız ve ülke ekonomisi dibe vurmuş durumda diyorsanız, o zaman sizde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izlediği yolu vatan ve millet için izlemek mecburiyetindesiniz.
Ülke ve ülkede yaşayan insanları gerçekten düşünüyorsanız, o zaman şahsi ve partinin kırmızı çizgilerini bir tarafa bırakarak, tüm etnik guruplara çağrılar yaparak birleşmeyi sağlamanız gerekmektedir. Yani iki elin sesini çıkartmanız gerekmektedir.
Bence MHP. haricindeki muhalefet partilerinin parti çıkarlarını bir kenara bırakarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü n düşüncesinde hareket ederek, onun yolunda yürüme cesaretini gösterip, ayrıca kulaklarını AKP ve MHP ithamlarına tıkayarak, amaca ulaşmaya odaklanmaları gerekmektedir.
Şayet bazı partilerin etnik grupları dışlanarak hedefe ulaşma amaçlanıyorsa yanılırlar. İki el olmadıkça, bu gün o hedefe ulaşılacak gün değil. Unutmayın ki, bugüne kadar yapılan ayrılaşmalar yüzünden aylardır muhalefet muhalefetliğini yapamamakta. Adeta MHP yandaşlığı ile AKP nin esiri konumuna düşmüş bir muhalefet görüntüsü mecliste sergilenmekte. Muhalefet tarafından verilen önergelerin kabul görmeyişi bunun göstergesidir.
Bu vatanı ve bu vatanın evlatlarını seviyorsanız, bu ülke için kanını toprağa akmış etnik grupların evlatlarına da el uzatın, birleşmeye dahil edin. Dışlayarak bir yere varılmaz. Kucak açarak, konuşarak doğru yol bulunur. Bunun yolu da birlik ve beraberlikle, kuvveti ele geçirmekle sağlanmış olur. Kan dostu değil , Kuruluş savaşında olduğu gibi, can dostu olmasını bilmek gerek. Hepimiz aynı ülke toprakları için nasıl ki Kurtuluş savaşında birlik ve beraberlik sergilediysek, yine aynı Bayrak altında, aynı TC. kimlik kartını kullanarak yaşadığımızı da unutmamamız lazım. Dışlayarak amaca ulaşmak yerine, karşı tarafın ekmeğine yağ sürmüş olursunuz.
Karşı taraf sizin üzerinde ayrışımcılık yaratıp, morallerinizi bozarak, birleşmenizi engelleyerek, kendi amaçlarının yolunu açmış olacağından, bu tuzağa düşmemenizi tavsiye ederim.
17 yıllık AKP. hükümetleri PKK. Terör örgütünü bitirmeyerek, PKK. Terör örgütünün yaptıklarının faturasını, Kürtleri temsil eden HDP. yi yıllardır günah keçesi ilan ederek, AKP.nin seçmenden oy almayı amaçlamış olduğunu Dünya bilmekte. Halbuki PKK. Terör örgütü sadece Kürtlerden oluşmamaktadır. Bu tür davranışla, Kurtuluş savaşında bu vatan için canını verenlerin evlatlarını dışlayarak cezalandırmak başta Kurtuluş savaşına karşı yapılan en büyük haksızlık olmaz mı ?.
İki muhalefet partisi olarak, menzile ulaşırız hayalini bir kenara bırakında, ülkenizi seviyorsanız geçmişteki hezimetlerin nedenlerini ve yapılan hataları iyi düşünerek, aynı hatayı yaşamamak için gelin İYİ Parti, CHP, SP, HDP, olarak, kol kola vatanın bütünlüğü ve milletin selameti için birliktelik sergileyin ki, amacınıza ulaşarak kuvveti elinize geçirmiş olursunuz. Bunu yapmaz da, “şahsi ve parti çizgim derseniz” işte o zamanda derim ki, bu milletle dalga geçmeyin. Gidin mecliste AKP nin tutsağı olarak boş boş oturmaya devam edin. Yine verdiğiniz önergeleriniz ret edilsin. Yada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş savaşına gittiği yolda, etnik grup ayrışması yapmadan ilerlediği gibi ilerleyin. Büyüksün be Atam, bu çocuklarının senden daha çok şey öğrenmesi gerektiğine inanıyorum.
Kendi aklını beğenip de, ülkesini ve milletini düşünmeyenler, mutlaka “hadi git oradan, sen işine bak . Bize akıl vermek sana mı kaldı” diyeceklerdir. Canları sağ olsun.
Yinede bizden söylemesi.

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

Pusula Yoksa?
Temel bir geminin kaptanıymış, yoğun bir fırtınada rotaları kaybolmuş. Temel:
-Çabuk pusulayı cetirun!
Tayfalar:
+Pusula yoktur neyi cetirelum?
-Ha o zaman Kelime-i Şahadet cetirun.

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Süleyman Güdül

Ben, aslen Alucra’nın koman köyü ışıklar mahallesinden,Osman Güdül den olma, aynı köyün Petek sülalesinden Hüsnügül Güdül den doğma olup , 16.08.1945 nüfus kütüğüne kız kardeşim ile ikiz olarak yazılmıştır. Babam rahmetli Osman Güdül, din konusunda oldukça bilgili olup Farsça ve Arapça lisanlarına da en az Türkçe kadar vakıf olmasından dolayı, başkalarının tercümelerinden ziyade kendi yorumlarıyla etrafına Kuranı ve dini anlatmaya çalışırdı. Herkes tarafından sevilen sayılan, dinsel konularda oldukça bilgili bir kişi olmasında dolayı, mutaassıp gurup tarafından “ Şıh Osman ” olarak adlandırıldığı halde, kendisi müthiş bir Atatürkçü ve demokrat bir düşünceye sahip olmasından dolayı bu lakabı asla kabul etmemiş, sadece insanları kırmamak için o şekilde hitap etmelerine müsaade etmiş olup, eski bir koyu Demokrat partili olmasından dolayı da, siyasi görüşlüler arasında kendisini “Demokrat Osman” olarak anarlardı. Her oturduğu kahvehaneye kütüphane koyduran ve her konudaki kitabı kuran gibi ezberlemeden asla kütüphanedeki yerine koymayan, bir zat olarak da anılırdı. Ben bu ailenin 7 çocuğunun ilki olarak dünyaya geldim.. Çocukluk ve gençlik yıllarımın tamamı Samsunda geçti. Bütün kardeşler Samsun doğumlu olup, kütük Samsun olmasına rağmen, maalesef benim doğum yerim Koman olarak kayıtlara geçmiştir.. İlk okulu Samsun Dumlupınar ilk okulunda ve sonrada Samsun Ticaret Lisesinde okudum. Yıllarca üniversiteye gitmeyi hiç arzulamadım. Yüksek mevkilerde olduğum sürelerde dahi, üniversite diplomasına hiç ihtiyacım olmadı. Fakat şu an Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesinde Kamu Yönetimi kısmında 3.cü sınıf öğrencisi olarak talebelik hayatını sürdürmekteyim. 1955 yılında ilk olarak, Samsun’da bir mahalli gazetenin okul muhabirliğini üstlendim. Hayatım boyunca Türk Basının bir neferi olarak çeşitli gazetelerde çeşitli görevlerde bulundum ve 30 yıldır da bazı gazetelere köşe yazarlığı yapmaktayım. Uluslar arası çıkan bir gazetenin de yazarlığını ve Türkiye temsilciliğini yaptığımdan dolayı, dünyanın birçok ülkesinde, gazeteler ve gazetelerin internet sayfaları sayesinde oldukça yüksek sayıda okurum mevcut. Bazı ulusal gazetelerde muhabirlik yaptığım gibi bölge temsilciliklerimde olmuştur. Ayrıca, Ankara da bir firma adına Türkiye Müteahhitlerinin Sesi Gazetesini çıkartım. 1973 yılında birkaç arkadaşımla birlikte ilk defa Karadeniz Gazetecileri Cemiyetini Samsunda kurulmasına öncülük yaptım ve yönetiminde aktif görev almıştım. Gazetelerde yayınlanmış fakat henüz kitap olmamış birçok hikaye ve romanlarım da mevcuttur. Ayrıca Kelebek gazetesinin açtığı bir yarışmada, fotoroman hikayesi ve senaryosu dalında 2.çilik ödülü aldım. Sinema film senaryo yazma tekniği konusunda hocam rahmetli Bülent Orandan çok şeyler öğrendim. Talebelik dönemlerinde Samsun radar üssünde çalıştım ve sonra bazı nedenlerden dolayı bir müddet İstanbul da yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştım. 1965 yılında Askerlik nedeniyle İstanbul hayatını noktalayarak Samsun’a döndüm. Bir yıl askerliğini önemli bir nedenden dolayı erteleyerek 1966 yılında Deniz Kuvvetlerinde askerlik görevini Denizci çavuş olarak Nusret gemisinde tamamladım.. Askerlikten döndüğümün haftasında Samsun radarı personel müdürü tarafından Sinop’taki radar üssünde göreve başladım. böylece iş bulamam korkusu yaşamadım. Askerliği esnasında, ( 7.7.1967) nişan ve nikahını Ordunun Mesudiye ilçesinden olan Amil Türk kızı Şakire Güdül ile gerçekleştirdim. Sinop’ta işe başlayınca, Sinop Radar üssü Personel Amiri sayın arkadaşım Yalcın İpbüken’in tavsiyelerine uyarak, aile arasında gerçekleştirdiğim bir törenle, evlilik yaşamına ilk adımını attım. Sinop Amerikan radarında ki çalışma hayatımı, Yeni İstanbul ve Hürriyet gibi ulusal gazetelere muhabirlik yaparak da sürdürdüm. Bilahare Türk Haberler Ajansına muhabir olarak geçtim. 1973 yılında Sinop radarındaki işimden ayrılarak Samsuna yerleştim ve tamamen gazetecilik mesleğini yapmaya başladım. Bir mahalli gazetede idare müdürü ve köşe yazarı olarak. 1975 yılında Demokratik Partinin yayın organı olan Zaman gazetesinin Karadeniz Bölgesi sorumlusuyken, daha önce çalıştığım Amerikan şirketinin Türkiye temsilcisi tarafından acilen Ankara’ya çağrılmamla, gazetecilik mesleği bir müddet noktalandım. Çünkü 3-4 gün içinde Suudi Arabistan’da görev başında olmamı istemişti. Artık benim için yeni bir hayat başlamıştı.. Amerikan şirketinin Suudi Arabistan da bulunan genel müdürlüğünde personel genel müdür yardımcısı olarak göreve başladım ve sonra ki yıllarda daha üst makamlara çıkarak 1978 yılında şirket bünyesinde, yılında adamı unvanını aldım. Bilahare, Amerikan Hava kuvvetlerine ait Northrop firmasında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Suudi Arabistan’a gitmemle Ailesi de Antalya ya yerleşmiş oldu. 1979 yılında Suudi Arabistan’da ki görevimden , Türkiye’de halletmesi gereken bazı işlerim nedeniyle, görevimden istifa ederek Antalya ya döndüm ve BİGS inşaat şirketini kurarak inşaat hayatına atıldım. 8 dönem Antalya İnşaat müteahhitleri Derneği Genel Sekreterlik görevini yaptım ve bazı gazetelere köşeler yazmaya başlamış oldum. Belediye meclis üyeliğinin yanı sıra ticaret odası yönetiminde de görev aldım. Siyasi hayatına DYP. de devam ettim ve GP. Merkez İlce Başkan yardımcılığı ile de, noktalamış oldum. Çalışma, Görev ve Turistik olmak üzere tam 51 ayrı ülkede bulundum. İngilizce ve birazda Arapça bilirim. 4 kız, 1 oğlum ve 7 torum var. 2008 yılında ticari hayatımı noktalayarak, sadece çeşitli gazetelere köşe yazıları yazmakta ve üniversite talebeliği yaparak vaktimi değerlendirmekteyim. Aktif bir yaşamı severim. Ayrıca ben ve eşim, hayvanlara tutkumuzdan dolayı da, halk tarafından tanınmaktayız. Antalya’da yaşıyorum ve dostlarıma kapım her zaman açıktır. Her konuda insanlara yazılarımla yardımcı olmak isterim. İsteyen, e-mailimden bana ulaşabilir. suleymangud@yahoo.com.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Göz Atın

Kapalı

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Hoş Geldin GGG MEDYA

X
Hoş Geldin GGG MEDYA
GGG Medya'ya Hoş Geldiniz.
WooChatIcon 0