Makale

“Halife-i Ruy-i Zemin”

“Genelkurmay Başkanı” Canan Kaftancıoğlu ile

“Genelkurmay Başkanı” Canan Kaftancıoğlu ile

“Kara Kuvvetleri Komutanı” Özgür Özel;

“Darbe yapmaya karar vermiş!”

Şakirtlerin ekranlardan böyle kusuyor!

“Darbe, zula, ölüm listelerinden” söz ediyor!

“Liste yaptım, komşumu öldüreceğim” diyor “mütedeyyin” türbanlı…

“Ananızı, karınızı ne yapacaksınız” diyor, havlayan havhav!

Tabi ki darbe-marbe yok…

Amaç; İş Bankası gibi Yağma Hasan’ın böreğinden kalanların üleşilmesini gözlerden kaçırmak.

Ne çok mirası varmış şu Atatürk’ün de canım…

Yedi sülalenle çök, yıllar boyu ye babam ye bitmiyor…

Dikkat ettin mi; “poliiis, savcııı, yargııı, devleet” demiyoruz artık!

“Yasama, denetleme, özgür basın” da demiyoruz…

Olmayan şeyi çağırmak anlamsız…

Yürütme organı desek o da sensin; tek başına yürütüyorsun…

O halde neden “darbe de darbe” diyorsun?

Korkuyor musun?

“Liste yaptık” diyen iki ayaklıyı dinledin mi?

“İtin ürümeyenini kapıya koymazlarmış” ama…

“Boşa havlayan it de, sürüye kurt getirirmiş!”

Böyle söyler Anadolu feylesofları…

Sen, sen ol, boşa ürüyen iti-kopuğu kapında tutma!

Sahi ne oldu?

Sizin çöplükte otlayanlar yeni senaryolar yazıyor…

Darbe-marbe diyor, top-tüfek, ölüm, zulüm istiyorlar…

Her konuda ahkâm kesen sen…

Neden susuyorsun?

“Gezi Parkı” diyorsun muhtemelen…

Ürperiyor musun?

AKP Genel Başkanı,

Cumhurbaşkanı…

Başbakan, bakansın…

Meclis Başkanı,

Bakan,

Müsteşar, genel müdürsün…

Devletsin, hazinesin,

BOP Eşbaşkanı. “Halife-i Ruy-i Zeminsin…”

Yani her şeysin ama korkuyorsun!

Haklısın; kork!

Bunca zulümden, arş-ı alaya çıkan çığlıklardan…

İşsizin, yoksulun, yetimin, öksüzün bedduasından…

Gazetecinin, aydının, yurtseverin aaah’ından korkulur…

Darbeden değil, ah’lardan kork!

Kork!!!

Hazmedemedin, nerede duracağını bilemedin.

Dönüşü olmayan yola girdin! Sen sana ettin…

Yahya Kemal’in, “Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç” diye başlayan dizelerini bilir misin?

Evet, artık çok geç…

“Çığlık” dedim de; beddua edenler rüyana giriyor, gelip yüreğinin başına oturuyor mu?

Sabahlara kadar sağa-sola dönüyor, kan-ter içinde sıçrıyor musun?

Berkin Elvan, Ali İsmail Korkmaz,

Yarbay Ali Tatar; “adalet” diyerek yakana yapışıyor mu?

Siyasete başlarken; “bir tek yüzüğüm var, bir gün zengin olursam bilin ki haram yemişimdir” dediğin söyleniyor; “keşke tek yüzüğümle kalsaydım da huzurum olsaydı” diyor musun?

Ah almak kötüdür; iflah etmez insanı…

“Alma mazlumun ah’ını / çıkar aheste ahaeste…” denir.

​​Hakkını hukukunu çiğnediğin, alın terini eşe dosta dağıtıp aç bıraktığın insanların çığlığından kaçılmıyor değil mi?

Hangi zırha bürünürsen bürün, hangi saraya, köşke, malikâneye gidersen git, nereye saklanırsan saklan, istersen on kat tel örgü, binlerce güvenlik…

Çığlıklar zırhları deliyor, tel örgüleri aşıyor, gelip seni buluyor…

Evet korkuyorsun?

Ah edenler birleşir, Gezi Parkı olur, varoşlardan merkezlere akarsa…

“Açlıktan ölmektense, köle ve ümmet düzeninde yaşamaktansa ölürüm” derlerse…

“Toma, gaz, kurşun kar etmezse…” Diyorsun?

Korkuyorsun…

Eh… Bu ah’lar korkuya karışırsa kabus olur iflah etmez!

Etmesin…

Paraya, güce, sana tapan…

Deveyi hamutuyla yutan adamların…

Müteahhitlerin, gazetelerin, tv’lerin, “zata mahsus” köşe yazarların var…

Yine de; “ya hesap sorulursa” diyor…

Korkuyorsun!

Haklısın; kork!!!

Hitler vardı bir zamanlar, O’nu düşün…

Yargı, yürütme, yasama, basın değil; her şey olan Hitler!

Gitti!!!

​Bir de Yunus’un dizelerini düşün:

“Yerden göğe küp dizseler

Birbirine bent etseler

Altından birin çekseler

Seyreyle sen gümbürtüyü…”

Darbe-marbe hikâye; millet iradesiyle gideceksin…

Ve elbet göreceğiz gümbürtüyü…

Murtaza DEMİR 17.05.2020

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy