Makale

Kafkasya-4

Çatıdan pencereli sıradan bir otel odasında, sabah güneşinin gözlerinizi kamaştırdığı bir güne merhaba

Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun

Kafkasya-4
22 Ağustos 2019

Çatıdan pencereli sıradan bir otel odasında, sabah güneşinin gözlerinizi kamaştırdığı bir güne merhaba …
Hollanda tipi mimarisi olan bel bükme açılıp kapanan pencereden giriş yapan güneşin verdiği hayata bakış umudu… 
Günün ilk ışınları altında duş sonrası dinlencedeyken yazılan satırlar biraz “hal beyanı” olsa da yeni bir güne sağlıkla Kafkasların tertemiz havasına, yiğit insanlarına, ormanına, çiçeğine, kuşlarına, ırmaklarına, börtü böceğine sevgiyle merhaba!..
Her mahlukata verdiğim Tanrı selamını alan muhataplarım sanki bir gizli gücün kontrolünde ve gözetlenmesinden huzursuz!…
Tanrı’nın sonsuz nimetleri olan zengin doğa güzellikleri karşısında insanların çekinik halleri bu coğrafyanın kaderi olmamalı!
***
Bugün saat 8.00’de teker dönecek denilse de gecikmeli şehir yakınında olan, “hile ve aşk Kalesi” gezisinden sonra kahvaltı, (Has-Hus; Hasan ve Hüseyin kardeşlerin isimlerinden türetilmiş) restorantta buluşma…
Hileli aşk kalesi ve Çegem Şelalesi, Kabardey-Balkar Cumhuriyeti başkenti Nalçik’e akşama kadar varış hedefimiz olacak…
Hileli aşk kalesinin bir hikayesi var: Karaçaylı zenginin kızı “Davuta”, sıradan bir çoban Ali’ye aşık oluyor, Ali de aşık…Baba karşı çıkıyor, vermiyor kızı , son çare olarak kaçıyorlar. Tahmin edilen bir hikaye…Zenginin (yörenin beyi) adamları takip ediyor..
Kaçarken uçurumun ucuna geliyorlar, çoban Ali’ye uçurumdan atlamasını öneriyor Davuta ve Ali önde uçurumdan uçuyor aşağı!
Fakat Davuta atlamıyor!
Hile yapan kız geri dönüyor evine…
Bu hikaye yıllarca dilden dile nesilden nesile aktarılmış!
Onun İçin kadının hilesine engel olmak İçin hep öncelik veriliyormuş, bir bakıma güvensizlik gerekçe gösterilerek, “leydi is first“ demenin espirisi buradan çıktığı iddia ediliyor! Hoş bu hikaye günümüze uygulandığında erkeklerin de daha güvenilir olmadığını ayrica hatırlatılması gerektiğini belirtelim…
***
Rusların nüfus olarak egemen olduğu toprakların gelişimi ve yatırımları belirgin. Hayvancılık ve tarım temel iş gücü…
Türk toplumu daha çok kırsal dediğimiz ama kırsal özellik taşımayan köylerde yaşıyor… Ekonomik olarak büyümeleri sınırlı..
Kafkas bal arısının yaptığı bal satılıyor doğadan toplanan çeşitli bitki çayı ile el örmesi giysiler kadınların el emeği olarak pazarlanıyor. Kıyafetler genelde yoğun kış mevsimine karşı hazırlık niteliğinde..
Şimdilik bu kadar…
Kalın sağlıcakla…

R. Demir

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Prf.Dr. Ramazan Demir

Elazığ’ın Keban kazasına bağlı Gökbelen (Zırkıbaz) Köyünde 1947 yılında fakir bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Köy ilkokulunu, Keban Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okulunu bitirerek ilk ve orta öğrenimini sürdürdü; üstün başarılar göstermesi nedeniyle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine (Sınıfı) seçilerek lise eğitimini tamamladı. İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji lisans eğitimini birlikte tamamladıktan sonra, lise öğretmenliği ve idareciliği, Eğitim Enstitüsü öğretmenliği yaptı. 1974 yılında üniversiteye asistan olarak intisap etti; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde asistan olarak görevini sürdürürken, 1750 sayılı yasa hükümleri gereğince İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesinde doktora yaptı. 1978 yılında Bilim Doktoru (PhD), 1982’de Üniversite Doçenti, 1988’de profesör oldu. Farklı ülkelerde değişik sürelerle NATO burslarıyla ve Federal Almanya’da DAAD burslarıyla bilimsel çalışmalar yaptı. Ulusal ve uluslar arası düzeyde bilim alanıyla ilgili olarak birçok makale ve bildiri (470) ve kitaplarının (8) yanı sıra, SCI kayıtlı bilimsel yayınla (145) bilime katkı yaptı, birçok atıf aldı (2.320). Yayınları 46 ayrı Text Book’ta refere edildi, Text Book’larda adına şekiller, resimler, çizimler yer aldı. Yüksek bilimsel (H) Faktörüne (19) sahiptir. Uluslararası bilim merkezleriyle, ABD ve AB ülkelerindeki 8 ayrı üniversite ile ortak projeler yürüttü, AR-GE çalışmalarına katkı yaptı. Sağlık Bilimleri alanında "Bilim Ödülü", üniversite “Hizmet Ödülü”, TÜBA "Kitap Birincilik ve Üçüncülük Ödülü" sahibi olan Dr. Demir’in bilim alanın dışında yayınlanmış sosyal konuları kapsayan kitapları (12) ve çok sayıda fikir-düşünce makalesi (yaklaşık 1650) bulunmaktadır. Uzun süre Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı (25 yıl), Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü (9 yıl), Üniversite Senato Üyeliği (9 yıl), 17. M. E. Şurası üyeliği görevlerinde bulundu. Tıp Fakültesi Elektron Mikroskop Görüntüleme ve Analiz (TEMGA) Ünitesinin kurucusu ve başkanlığı (2000-2006), Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanlığı (1996-2000) görevlerini yürüttü. Anabilim dalında araştırma laboratuarları, embriyo-hücre kültür laboratuarları, embriy koleksiyonu ve üreme biyolojisi arşivi oluşturdu. Çoğu profesör ve doçent olan 12 akademisyen yetişirdi; binlerce hekimin yetişmesine katkı yaptı. Farklı üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde davetli konuşmacı olarak (Üniversitenin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Akademik Nosyon, Bilimsel Yayınlarda Etik Sorunlar, Sağlık Bilimlerinde Araştırma Eğitimi, Ermeni İddiaları ve Cevapları, Cumhuriyete Kalan Miras, Feodalizm ve Dersim Olayları olmak üzere) çok sayıda konferanslar verdi. Antalya TRT yönetiminde uzmanlık alanıyla ilgili konuşmalarının yanı sıra,“bilimin ışığı” konulu programa sürekli (24 hafta boyunca) konuk oldu. Bilimi bir yaşam biçimi olarak seçen, bilimin hayatın gizemlerini çözmeye yönelik tek araç olduğuna inanan Dr. Demir, uluslar arası bilim kuruluşları olan; International Federation of Placenta Association (IFPA), New York Academy of Science (NAS), American Academy Association of Science (AAAS), European Placental Group (EPG), International Federation Society Association of Microscopy (IFSAM) ve Islamic Academy of Science (IAS) ile ulusal Türk Elektron Mikroskopi Derneği (TEMD) ve Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED) aktif üyesidir. Tarih, felsefe ve milli hassasiyet konularında araştırma yapmayı hobi olarak seçen Dr. Demir, ulusal ve uluslararası dergilerde editörler heyeti üyeliği görevini yapmaktadır. İki evladı, beş torunu vardır.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.

Kapalı
Kapalı