Makale

KORONA VİRÜSÜNÜN DİYANET’LE NE İLGİSİ VAR?

Korona’yı yenmemiz, Diyanet’i yenmemize bağlı

KORONA VİRÜSÜNÜN DİYANET’LE NE İLGİSİ VAR?
Korona’yı yenmemiz, Diyanet’i yenmemize bağlı…
Mantık olarak elbette…
Çünkü öteden beri Türkiye’yi yönetenlerin sorunu, “bilim mi”, yoksa “din mi öncelensin” paradoksudur ve siyasetçinin vatandaşı “gütme” tercihi nedeniyle, ülkemiz, bu yanlış kulvarda patinaj yaparak telef olmaktadır. Dolayısıyla, medeniyet ve bilim (ve hatta ahlak-adalet) sıralamasında en diplere düşmemizin nedeni, “din” denilen olguyu, aklın ve bilimin önüne koymakta ısrar etmemizden kaynaklıdır.
Ve gerçek “beka sorunu”, tam da budur; Diyanettir ve Diyanet statükosunu besleyen ilkelliktir!
Bakın…
Soru şu: insanoğlunun neslini ve doğayı din mi kurtaracak, bilim mi?
“Bilimi boş ver, Dine ve Diyanete yatırıma devam” diyorsanız…
O halde biz de “Corona hastalığının ilacını cinciler, Cübbeliciler, “parsel parsel alıp-satanlar” veya Sağlık Bakanlığında kadrolaşan Menzilciler bulsun” deriz!
Hadi buyurun…
“Diyanet bütçesi, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı’nın bütçesini ona katlasın, köy okulları kapatılsın, cami açılsın, Alevi köyüne dahi maaşlı hoca-müezzin atansın, cami imamı ve ilahiyatçılar üniversite rektörü olsun, “bi kereden bişey olmaz” diyenler bakan olsun” diyorsanız; buyurun okuyun, üfleyin, tükürün, muska yazın, ayetlerden çıkarım yapın ve ilacı bulun…
“Hayır” diyorsanız; “neden Diyanet Başkanlığına, Bilim ve Teknoloji Bakanlığının 5 katı bütçe ayrılıyor” deyin; sorgulayın…
Diyanet bütçesi, imam okulu, cemaat sayısı, kuran kursu, zorunlu Sünni dersi arttıkça ahlaki katsayımız geriliyorsa, cami sayısı, okul ve hastane sayısını üçe katlıyorsa; Diyaneti ve ne işe yarayıp-yaramadığını, Umreden dönen 21 bin hacıyı neden salıverdiğini sorgulama hakkımız vardır değil mi?
Umreden dönen 21 bin kişi, günde bir farklı kişi ile bile muhatap olsa; 2. gün 42 bin, 3. gün 84 bin, 5. gün 336 bin, bir haftada bir milyon 544 bin kişinin etkileşim halinde olması demektir.
Bu da, ne denli geri bir anlayışla yönetilmemizle birlikte, “Diyanet kaldırılmalı, bütçesi bilim ve araştırmaya aktarılmalı, herkes, inancının giderini kendisi karşılamalı” diyenlerin haklılığını bir kez daha teyit etmektedir.
Dr. Emrah Altındiş 15 Mart günü şöyle yazmış; “Suudi Arabistan’da şu anda 103 vaka var. Dün 86 idi. ayrıca Umreye tüm Dünyadan Müslüman geliyor. Bu tür bir kararı ilahiyatçı değil, bilim insanları vermeli. Bu akıl almaz kararın sonuçları pek çok insanın ölümüne, salgının büyümesine yol açabilir…”
Evet…
Umrecilerin “14 gün kuralına” uyulmadan evlerine salıverilerek, iltimas geçilmesi, salgının büyümesine “yol açtı” ve hastalık, Umreden sonra tüm ülkeye yayıldı. Böylece dinciliği ve Diyanet statükosunun korumanızın bir bedeli de Korona mikrobunun yayılması oldu…
Ve bu geri hükumet iradesi bu gerçeği kamuoyundan saklıyor, havuz basını ise bu skandalı bildiği halde hiç üzerine gitmiyor; sorgulamıyor!
O yüzden ben ve benim gibi “bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır” diyenler; Diyanetin kaldırılmasını daha güçlü ve kolektif bir bilinçle haykırmalıdır!
Durum ciddi…
“Din üzerinden saltanat sürdürelim” derken, Dünyamızı kaybediyoruz!
Görüldüğü üzer bedenleri, elleri, sokak ve binaları dezenfekte edelim ama kafaları dezenfekte etmezsek, her şey boş!
Murtaza DEMİR
21.03.2020

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy