Makale

NELER DEMİŞTİ GRUDA?

“Ayşen Gruda, Erdoğan'a böyle seslenmişti: Beni dinle yeğenim!”

NELER DEMİŞTİ GRUDA?

“Ayşen Gruda, Erdoğan’a böyle seslenmişti: Beni dinle yeğenim!”

Ayşen Gruda’nın unutulmaz sözleri şöyle:

CUMHURİEYET’E SIMSIKI YAPIŞIN
28 Ekim 2018: (56. sanat yılı nedeniyle düzenlenen gecede yaptığı konuşma) : Ben halka güvenirim. Onlar da bana güvenirler hiç birbirimizi aldatmadık bugüne kadar. Halkımızdan umutluyum. Mutluluk ise, saniyelerdir. Her dakika mutluyum diye bir şey olmaz.
***
Haber görseli
‘Cumhuriyet’e sımsıkı sarılın’
Eşyanın tabiatına aykırı. Ben burada eğer oturuyorsam, sizler de beni oradan izliyorsanız Atatürk bize Cumhuriyeti armağan ettiği için, âlemin kadınları bisiklete bindiği için bayram ediyor. Biz istediğimiz zaman bisiklete, arabaya biniyoruz. Cumhuriyete sımsıkı yapışın.
***
HÜLYA HANIM BU HÜLYALARDAN UYANSIN
24 Şubat 2018: (Bir gazeteye verdiği söyleşide Hülya Koçyiğit’in, ‘Ülkede baskı yok, aksine herkes fazla özgür’ sözleri üzerine): Sevgili Hülya, daha ne yapsınlar pardon, kamçıyla mı dövsünler bizi?
***
Haber görseli
Ayşen Gruda’dan Hülya Koçyiğit’e ‘özgürlük’ yanıtı: Daha ne yapsınlar? Kamçıyla mı dövsünler bizi?
Hülya Hanım bu hülyalardan bir an evvel uyansın. Kendisine teşekkür ederiz bu pek engin düşüncelerini bizimle paylaştığı için. Ama bunları lütfen kendine saklasın. Çok seveni var, eski bir sanatçı. Bu laflar hiç hoş değil. Benim çok tuhafıma gitti.
***
(‘Artık ülkede siyasi hiciv yapılamıyor deniyor. Sizce de öyle mi?’ sorusu üzerine:) Yapan yapıyor ama ne şartlarda? Ya da yapınca nelerle karşılaşıyor? Bunlara bakmak lazım. Ben bu ülkenin başbakanı, cumhurbaşkanı olsam ve benim tiplemem yapılsa, “Demek ki beni ne kadar seviyorlar” derim. Yapmadıkları zaman üzülürüm
***
‘TELEVİZYON SAHİPLERİ HİÇ UTANMIYORLAR MI?’
Haber görseli
Ayşen Gruda canlı yayında isyan etti: Hiç utanmıyorlar mı?
31 Mart 2017 (Oyuncu Halit Akçatepe’nin yaşamını yitirmesinin ardından bağlandığı NTV canlı yayınında): Bu televizyon sahipleri yapımcılar utanmıyorlar mı? Reyting rekorları kıran filmlerin oynayan oyuncularına bir kuruş telif hakkı vermiyorlar. Utanmıyorlar mı yüzleri kızarmıyor mu? Sonradan arkasından ah vah etmek için yine reyting rekorları kırıyorlar çok acımasız bir sektör!
***
BÜLENT ARINÇ’A BİR ERKEK OLARAK SEN SUS
6 Eylül 2015: (Gazetemize verdiği söyleşide ‘Bugün hangi siyasi liderin sizi aramasını istersiniz?’ sorusu üzerine) Kimse aramasın beni. Önce şu ülkeyi düzeltsinler. Vakit kaybetmemeleri lazım. Kim kanı durdurursa oyumu ona vereceğim. “Bir kadın olarak sus’ diyen Bülent Arınç’a aynı şeyi söylüyorum. Arınç’a: ‘Bir erkek olarak sen sus! Ağlamaya devam et. Tam ağlanacak zaman zaten. Devam et ağlamana, otur oturduğun yerde’ diyorum. Politikacı dediğimiz insan önce kendini sevmeli ama sevme işini fazla abartmadan… Ülkesini de, halkını da sevmeli. Ayrım yapmadan ırk ayrımı gözetmeksizin. Atatürk bunu yaptı. En çok istediğim şey ne biliyor musunuz? Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir kahkaha atması. Ben ona kahkaha attırırım. Bir kahkaha atsın bütün vücudu, sinir uçları rahatlayacak. Bir kahkaha atsın veya bir kedi alsın. Yine Bülent Arınç’a ithafen de diyorum ki kadınlar hep gülmeli. Cehaleti ortadan kaldıracak olan budur
***
Haber görseli
‘En çok istediğim şey Erdoğan’ın kahkaha atması’
***
‘YEĞENİM SAKİN OL’
17 Haziran 2013: (Halk Tv’ye bağlanarak Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a hitaben) “Oğlum demeye de yaşımız tutmuyor. Yeğenim diyeceğim ona. Bu ülkeyi bölmek çok kolay, bir arada tutmak çok zor. İstersen hiç kimseye haber vermeden seninle görüşürüm. Seni yanıltan birileri var. İnsanları birbirine kırdırma. Biz birlikte yaşamak zorundayız. Bizim gidecek başka ülkemiz yok. Öteki beriki olmaz. Empati yap. Benim torunlarım var, senin de torunların var. Yeğenim.. sakin ol. Seni yanıltıyorlar, yapma kanma.. Benim gidebileceğim bir başka ülkem yok. Senin var mı? Öteki, beriki yapma. Empati yap. Ben sana empati yapmayı öğretirim yeğenim.Yeğenim nolursun, seni yanıltıyorlar. Ben 56 senelik oyuncuyum, bir tane evim var.. Senin nelerin var, insan mezara çoraplarını bile götüremiyor. Bir sakin ol.. Sen bu ülkenin başbakanısın. Senden rica ediyorum Sevgili Recep Erdoğan. Bugün konuşmanı dinledim. Yapma, seni yanıltıyorlar.. Bu insanları kızdırma, bunun sonu felaket. Rica ediyorum yeğenim beni duy, biz bu ülkede hep beraber yaşamak istiyoruz. Bölme, yapma.Recep Tayyip Erdoğan, yeğenim sevgi, empati her şeyin ilacı. İstiyorsan sana bunları öğretirim.Yapma yeğenim yapma yapma.. Sana kızmak istemiyorum, seni anlamaya çalışıyorum. Nolursun yeğenim elele verelim bu ülkeyi düzeltelim. Bu ülke zaten düzgün bir ülkeydi. Allah seni iyilikle islah etsin.”
***
‘DEVLET BANA GÖREV VERSİN MAĞARALARA GİDERİM’
6 Şubat 2013: (Verdiği bir söyleşide) “Neyin ispatı ve kavgası içindeyiz. O Kürt çocukları da anne, baba kuzusu. Küçük hesaplar yüzünden iki tarafta ölüyor. Dövüşe dövüşe değil masa başında konuşa konuşa halletmemiz gerekiyor. İnanıyorum aklı başında siyasiler, insanlar bunları görüyorlar. Hepimizin çocukları var. Bu savaş çok gereksiz. Eğer ki bu konuda katkım olacak ise mağaralara kadar gitmeye razıyım. PKK mağaralarına giderim. Çünkü onlar bana bir şey yapmazlar. Onlar da benim filmlerimle büyüdüler. Ben de endişeliyim ki o filmlerin neresinde yanlış yaptığımı düşünüyorum. Bana bir şey yapmazlar. Bu devlet bana bir görev verirse ben korkmadan ama hiç korkmadan mağaralara gidip o insanları ikna ederim. Masal anlatsam bile beni dinlerler.”
Kaynak: Cumhuriyet, 24.01.2019

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Prf.Dr. Ramazan Demir

Elazığ’ın Keban kazasına bağlı Gökbelen (Zırkıbaz) Köyünde 1947 yılında fakir bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Köy ilkokulunu, Keban Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okulunu bitirerek ilk ve orta öğrenimini sürdürdü; üstün başarılar göstermesi nedeniyle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine (Sınıfı) seçilerek lise eğitimini tamamladı. İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji lisans eğitimini birlikte tamamladıktan sonra, lise öğretmenliği ve idareciliği, Eğitim Enstitüsü öğretmenliği yaptı. 1974 yılında üniversiteye asistan olarak intisap etti; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde asistan olarak görevini sürdürürken, 1750 sayılı yasa hükümleri gereğince İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesinde doktora yaptı. 1978 yılında Bilim Doktoru (PhD), 1982’de Üniversite Doçenti, 1988’de profesör oldu. Farklı ülkelerde değişik sürelerle NATO burslarıyla ve Federal Almanya’da DAAD burslarıyla bilimsel çalışmalar yaptı. Ulusal ve uluslar arası düzeyde bilim alanıyla ilgili olarak birçok makale ve bildiri (470) ve kitaplarının (8) yanı sıra, SCI kayıtlı bilimsel yayınla (145) bilime katkı yaptı, birçok atıf aldı (2.320). Yayınları 46 ayrı Text Book’ta refere edildi, Text Book’larda adına şekiller, resimler, çizimler yer aldı. Yüksek bilimsel (H) Faktörüne (19) sahiptir. Uluslararası bilim merkezleriyle, ABD ve AB ülkelerindeki 8 ayrı üniversite ile ortak projeler yürüttü, AR-GE çalışmalarına katkı yaptı. Sağlık Bilimleri alanında "Bilim Ödülü", üniversite “Hizmet Ödülü”, TÜBA "Kitap Birincilik ve Üçüncülük Ödülü" sahibi olan Dr. Demir’in bilim alanın dışında yayınlanmış sosyal konuları kapsayan kitapları (12) ve çok sayıda fikir-düşünce makalesi (yaklaşık 1650) bulunmaktadır. Uzun süre Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı (25 yıl), Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü (9 yıl), Üniversite Senato Üyeliği (9 yıl), 17. M. E. Şurası üyeliği görevlerinde bulundu. Tıp Fakültesi Elektron Mikroskop Görüntüleme ve Analiz (TEMGA) Ünitesinin kurucusu ve başkanlığı (2000-2006), Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanlığı (1996-2000) görevlerini yürüttü. Anabilim dalında araştırma laboratuarları, embriyo-hücre kültür laboratuarları, embriy koleksiyonu ve üreme biyolojisi arşivi oluşturdu. Çoğu profesör ve doçent olan 12 akademisyen yetişirdi; binlerce hekimin yetişmesine katkı yaptı. Farklı üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde davetli konuşmacı olarak (Üniversitenin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Akademik Nosyon, Bilimsel Yayınlarda Etik Sorunlar, Sağlık Bilimlerinde Araştırma Eğitimi, Ermeni İddiaları ve Cevapları, Cumhuriyete Kalan Miras, Feodalizm ve Dersim Olayları olmak üzere) çok sayıda konferanslar verdi. Antalya TRT yönetiminde uzmanlık alanıyla ilgili konuşmalarının yanı sıra,“bilimin ışığı” konulu programa sürekli (24 hafta boyunca) konuk oldu. Bilimi bir yaşam biçimi olarak seçen, bilimin hayatın gizemlerini çözmeye yönelik tek araç olduğuna inanan Dr. Demir, uluslar arası bilim kuruluşları olan; International Federation of Placenta Association (IFPA), New York Academy of Science (NAS), American Academy Association of Science (AAAS), European Placental Group (EPG), International Federation Society Association of Microscopy (IFSAM) ve Islamic Academy of Science (IAS) ile ulusal Türk Elektron Mikroskopi Derneği (TEMD) ve Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED) aktif üyesidir. Tarih, felsefe ve milli hassasiyet konularında araştırma yapmayı hobi olarak seçen Dr. Demir, ulusal ve uluslararası dergilerde editörler heyeti üyeliği görevini yapmaktadır. İki evladı, beş torunu vardır.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy