Makale

NEYİN BEKASI VAR ?.

 

NEYİN BEKASI VAR ?.

Süleyman Güdül

 

Bekanın kökeni Arapçadır. Sözlük anlamı; devletler genel hukuku’na göre, bir devletin var olması, bağımsızlığı, egemenlik hakkı, sınırları hakkında bir veya birden fazla devletle birlikte yaptığı ve karşılıklı beyan ve kabulleri ihtiva eden anlaşma veya anlaşmalarla gerçekleşen hukuktur . Yani ahdi hukuk, bir devletin toprak bütünlüğünü, ahdi hukukunu ve anayasal düzenini iç ve dış tehditlere karşı koruması suretiyle, hayatiyetini devam ettirmesidir.

“bu seçimleri kaybedersek Türkiye Cumhuriyeti sona erer, devlet yıkılır” diye düşünenler varsa, şunu bilmeliler ki bu ülkenin ve milletin şahsi beka sorunu yok, ancak bazı korkuları yaşayıp,” Beka sorunu var” diyerek ona sarılanların beka sorunları olsa gerek. Şunu da bilmeleri gerek, hiçbir zaman korkunun ecele faydası yoktur dur. İstedikleri kadar halkın aklıyla oynamaya kalksınlar. Halk olanı biteni zaten görmekte ve bu görüntüyü de onlara seçimlerde göstermiş olacaklarıdır. Fanatiklerin zaten akılları pek basmaz bu konulara.

Buda şunu göstermekte, ülkeyi idare eden siyasilerin becerisizliklerini ve yönetim zayıflılıklarını gördükleri an da, en kolay vatandaşı ikna etmenin yolu olarak “Devletin Bekası” ifadesine sarılmak olmaktadır.

Aslında Devletin Bekası, yukarıda izah ettiğime göre sözlük anlamında, devletin kalıcı ve ölümsüz olmasıdır. Devletin Bekası devlet düzeninin kökünden değiştirmeye yönelik çalışmalardır. Beka sorunu meydana gelirse, bunun tek sorumlusu bu ülkeyi tam 17 yıldır yönettiğini söyleyen, ülkenin rejimini değiştirmek isteyen AKP. hükümetlerinden başkası değildir. Muhalefetin ve milletin bu tür oyunda yer alması imkansızdır.

Ülkede Beka sorununu yaratanlar, sıradan bir vatandaş ve yetkileri elinden alınmış 600 milletvekili değil. Ayrıca her verdiği önerisi ret edilen, görev yapmaları engellenen muhalefet partileri değildir. Ancak devlette meydana gelecek bir beka sorunu, devleti idare edip yönettiğini söyleyenlerin, yönetim zayıflılıklarından ve beceriksizliklerinden meydana gelebilir. “Aldatıldık ve milletten özür dileriz” diyerek, bu Beka sorunundan kolayca  kurtulmak pek mümkün olmaz.

Ülkeyi idare eden siyasilerin Bekadan söz etmesi, bir korkunun işareti olsa gerek. Yönetimlerinin üstüne, başkalarına iftira atıp onları suçlayarak, kılıf bulmaya çalışmaktalar. Ülkeyi çok iyi yönettiğini söyleyen siyasiler, kendilerine güveniyorlarsa o zaman  “ Nasıl olsa bu millet çalışanı sever, beni takdir eder “ der,  korkmaz ve meydanlarda seçim mitingleri düzenleyerek zamanını oralarda değil de devlet işlerinde harcar.

Tekrar söylüyorum. Devletin ve milletin Beka sorunu yok. Sadece Beka sorunundan oy kapmayı amaç edinenlerin Beka sorunu olsa gerek. Oda nasıl bir Beka sorunu ise (!).

 

ARA SIRA BİRAZDA GÜLELİM

 

  Enini boyuna uyduracaktı 

Akşehir’e gelen bir İranlı, sürekli palavra atarmış. Bir gün:
– “Bizim Isfahan’da Şahın iki yüz odalı, beş bin arşın boyunda sarayları var.” diye söze başlamış, attıkça atmış.

Dinleyenlerden biri de karşılık vermek istemiş.
– “Bizim başkentimiz Bursa’da daha da büyük saraylar var. Bir de kaplıca yapıldı ki, boyu beş bin arşın…”
Tam o sırada başka bir İranlı içeri girip ;
– “Bursa’dan gelirem…” diye söze başlayınca :
– “Eni de elli arşın” deyivermiş.

– “Nasıl olur” diye karşı çıkmış İranlı, “eni boyuna uymadı.”

Konuşmaları dinlemekte olan Nasreddin Hoca :
– “Şu adam Bursa’dan gelmiş olmasaydı, bu adam kaplıcanın enini boyuna bir güzel uyduracaktı” demiş.

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Süleyman Güdül

Ben, aslen Alucra’nın koman köyü ışıklar mahallesinden,Osman Güdül den olma, aynı köyün Petek sülalesinden Hüsnügül Güdül den doğma olup , 16.08.1945 nüfus kütüğüne kız kardeşim ile ikiz olarak yazılmıştır. Babam rahmetli Osman Güdül, din konusunda oldukça bilgili olup Farsça ve Arapça lisanlarına da en az Türkçe kadar vakıf olmasından dolayı, başkalarının tercümelerinden ziyade kendi yorumlarıyla etrafına Kuranı ve dini anlatmaya çalışırdı. Herkes tarafından sevilen sayılan, dinsel konularda oldukça bilgili bir kişi olmasında dolayı, mutaassıp gurup tarafından “ Şıh Osman ” olarak adlandırıldığı halde, kendisi müthiş bir Atatürkçü ve demokrat bir düşünceye sahip olmasından dolayı bu lakabı asla kabul etmemiş, sadece insanları kırmamak için o şekilde hitap etmelerine müsaade etmiş olup, eski bir koyu Demokrat partili olmasından dolayı da, siyasi görüşlüler arasında kendisini “Demokrat Osman” olarak anarlardı. Her oturduğu kahvehaneye kütüphane koyduran ve her konudaki kitabı kuran gibi ezberlemeden asla kütüphanedeki yerine koymayan, bir zat olarak da anılırdı. Ben bu ailenin 7 çocuğunun ilki olarak dünyaya geldim.. Çocukluk ve gençlik yıllarımın tamamı Samsunda geçti. Bütün kardeşler Samsun doğumlu olup, kütük Samsun olmasına rağmen, maalesef benim doğum yerim Koman olarak kayıtlara geçmiştir.. İlk okulu Samsun Dumlupınar ilk okulunda ve sonrada Samsun Ticaret Lisesinde okudum. Yıllarca üniversiteye gitmeyi hiç arzulamadım. Yüksek mevkilerde olduğum sürelerde dahi, üniversite diplomasına hiç ihtiyacım olmadı. Fakat şu an Anadolu Üniversitesi Anadolu üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu. 1955 yılında ilk olarak, Samsun’da bir mahalli gazetenin okul muhabirliğini üstlendim. Hayatım boyunca Türk Basının bir neferi olarak çeşitli gazetelerde çeşitli görevlerde bulundum ve 30 yıldır da bazı gazetelere köşe yazarlığı yapmaktayım. Uluslar arası çıkan bir gazetenin de yazarlığını ve Türkiye temsilciliğini yaptığımdan dolayı, dünyanın birçok ülkesinde, gazeteler ve gazetelerin internet sayfaları sayesinde oldukça yüksek sayıda okurum mevcut. Bazı ulusal gazetelerde muhabirlik yaptığım gibi bölge temsilciliklerim de olmuştur. Ayrıca, Ankara rüzgarlı sokakta bulunan Halkçı matbaasında bir firma adına Türkiye Müteahhitlerinin Sesi Gazetesini çıkartım. 1973 yılında birkaç arkadaşımla birlikte ilk defa Karadeniz Gazetecileri Cemiyetini Samsunda kurulmasına öncülük yaptım ve yönetiminde aktif görev almıştım. Gazetelerde yayınlanmış hikaye ve romanlarımın yanı sıra baş rolünü oynadığım Foto romanım da bir mahalli gazetede yayınlandı. Ayrıca bazı romanlarımda kitap olarak satışa sunulmuştur. Yıllar önce Kelebek gazetesinin açtığı bir yarışmada, fotoroman hikayesi ve senaryosu dalında 2.çilik ödülü aldım. Sinema film senaryo yazma tekniği konusunda hocam rahmetli Bülent Orandan çok şeyler öğrendim. Talebelik dönemlerinde Samsun radar üssünde çalıştım ve sonra bazı nedenlerden dolayı bir müddet İstanbul da yaşamını sürdürmek zorunda kalmıştım. 1965 yılında Askerlik nedeniyle İstanbul hayatını noktalayarak Samsun ’a döndüm. Bir yıl askerliğini önemli bir nedenden dolayı erteleyerek 1966 yılında Deniz Kuvvetlerinde askerlik görevini Denizci çavuş olarak Nusret gemisinde tamamladım.. Askerlikten döndüğümün haftasında, Samsun radarı personel müdürü tarafından Sinop ’ta ki radar üssünde göreve başlatıldım. Böylece askerlik dönüşü iş bulamam korkusu yaşamadım. Askerliği esnasında, ( 7.7.1967) nişan ve nikahını Ordunun Mesudiye ilçesinden olan Amil Türk kızı Şakire Güdül ile gerçekleştirdim. Sinop’ta işe başlayınca, Sinop Radar üssü Personel Amiri sayın arkadaşım Yalcın İpbüken’in tavsiyelerine uyarak, aile arasında gerçekleştirdiğim bir törenle, evlilik yaşamına ilk adımını attım. Sinop Amerikan radarında ki çalışma hayatımın yanı sıra, Yeni İstanbul ve Hürriyet gibi ulusal gazetelere muhabirlik yaparak da sürdürdüm. Önemli haberlere imza attım. Bilahare Türk Haberler Ajansına muhabir olarak geçtim. 1973 yılında Sinop radarındaki işimden ayrılarak Samsuna yerleştim ve tamamen gazetecilik mesleğini yapmaya başladım. Bir mahalli gazetede idare müdürü ve köşe yazarı olarak ve THA muhabiri olarak görevimi sürdürdüm. 1975 yılında rahmetli Faruk Sükan 'ın davetlisi olarak Ankara ya çağrıldım. Demokratik Partinin yayın organı olan Zaman gazetesinin Karadeniz Bölgesi sorumlusu oldum. Daha önce çalıştığım Amerikan şirketinin Türkiye temsilcisi tarafından acilen Ankara’ya davet edildim. Ankara ya geldiğimde aldığım bir teklifle gazetecilik mesleği bir müddet noktaladım. Çünkü 3-4 gün içinde Suudi Arabistan’da görev başında olmamı istemişti. Artık benim için yeni bir hayat başlamıştı.. Amerikan şirketinin Suudi Arabistan da bulunan genel müdürlüğünde personel genel müdür yardımcısı olarak göreve başladım ve sonra ki yıllarda daha üst makamlara çıkarak 1978 yılında şirket bünyesinde, yılında adamı unvanını aldım. Genel merkezde tek Türk olarak görev yaptım, Türkler ve diğer ülke işçileri hep Bölgelerde çalışıyorlardı. Bilahare, Amerikan Hava kuvvetlerine ait Northrop firmasında üst düzey yöneticilik görevlerinde bulundum. Suudi Arabistan ’a gitmemle Ailem de de Antalya ya yerleşmiş oldu. 1979 yılında Suudi Arabistan’da ki görevimden , Türkiye’de halletmesi gereken bazı işlerim nedeniyle, görevimden istifa ederek Antalya ya döndüm ve BİGS inşaat şirketini kurarak inşaat hayatına atıldım.Tam 30 yıl inşaat müteahhitliği yaptım. 8 dönem Antalya İnşaat müteahhitleri Derneği Genel Sekreterlik görevini yaptım ve bazı gazetelere köşeler yazmaya başlamış oldum. Belediye meclis üyeliğinin yanı sıra ticaret odası yönetiminde de görev aldım. Siyasi hayatına DYP. de devam ettim ve GP. Merkez İlce Başkan yardımcılığı ile de, noktalamış oldum. Çalışma, Görev ve Turistik olmak üzere tam 51 ayrı ülkede bulundum. İngilizce ve birazda Arapça bilirim. 4 kız, 1 oğlum ve 7 torum var. 2008 yılında ticari hayatımı noktalayarak, sadece çeşitli gazetelere köşe yazıları ve roman yazarak iki yıldır Alhzaimer ve Parkinson hastası olup iki defa beyin kanaması geçirdikten sonra yatağa bağlı olarak yaşamını sürdüren eşime yardımcı olarak günlerim geçmekte. Aktif bir yaşamı severim. Ayrıca ben ve eşim, hayvanlara tutkumuzdan dolayı da, halk tarafından tanınmaktayız. Antalya’da yaşıyorum ve dostlarıma kapım her zaman açıktır. Her konuda insanlara yazılarımla yardımcı olmak isterim. İsteyen, e-mailimden bana ulaşabilir. suleymangud@yahoo.com.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.