Makale

Okul paralı, cami beleş!

Oysa cemevinde, kilisede, havrada, sinagogda ibadet etmenin maddi bedeli vardır.

Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun

Okul paralı, cami beleş!

Oysa cemevinde, kilisede, havrada, sinagogda ibadet etmenin maddi bedeli vardır.

Bu mabetlerin tamamı, orada ibadet eden insanların ödentileriyle yaşatılır.

İbadet bireysel sorumluluk olduğu halde, İslam’ın mabedinde bedavadır, beleştir! Masrafları bizim hanemize, sevabı “dini bütün” dindarın hanesine yazılır. Ama her nasılsa bizler zındık, onlar Allah dostudur!

Camide hoca; “sorgulamanın, düşünmenin, şüphe etmenin külliyen günah” olduğunu söylemekte, cemaat ise sorgulamadan “eyvallah” demektedir…

Hal böyle olunca; “hoca yellenmekte, cemaat s.makta” burnumuz b.ktan çıkmamaktadır!”
***
Neden böyle?
Çünkü din, din olmaktan çıkmış, siyasetin aracı haline getirilmiştir…

Parayla din yer değiştirmiştir!

Mabedin “minaresi süngü, kubbesi miğfer” yapılmıştır!

Ebu Süfyan’ın dini galebe çalmış; Muhammed’in dini Kerbela’da boğulmuştur!

O günden bugüne Ebu Süfyan’ın dini hâkimdir…

Muaviye, Yezid, Yavuz Sultan, Padişah II. Mahmud, Erdoğan bu dinin başlıca takipçileridir.

İslam âlemi tam bin yıldır, Kerbela faciasından bu yana kendisini aç bırakanla, tecavüz edenle, sömürenle değil, kardeşiyle savaşmaktadır.

Bu yüzden bitap düşmüş, bir kabile olarak gelip Filistin topraklarına yerleşen İsrailoğullarına yenilmiştir!

“Kanımız aksa da zafer İslam’ın” lafları kulağa hoş gelse de, zafer hiç görülmemiştir…

İslam âleminin sonu başı olmayan iç savaşına, Şam’da Cuma namazı kılmak hevesine Türkiye de dâhil olmuştur…
***
Aklın, şüphenin, bilimin ve laikliğin “günah” sayıldığı İslam ülkelerinde din; bakanlıktır, milletvekilliği, belediye başkanlığı, başbakanlık, hatta diktatörlüktür!

Hatta devlettir…

Dini finanse eden, dinciyi zengin eden parti hangisiyse, o iktidardır, kadir-i mutlaktır!

Türkiye din bataklığında boğulmak üzeredir…

Alevi-Sünni, dindar-dinsiz, başı açık-kapalı ayırımı yapılarak birliğimize-dirliğimize kast edilmektedir.

Dincinin yönettiği ülkede özgürlük lafı hikâyedir, laf-ı güzaftır.
Refah hikâyedir…
Mutluluk hikâyedir…
Huzur hikâyedir…
Laikliğin Cehenneme kadar yolu vardır!
***
Dincinin yurt sevdası olmaz dostlarım…

Dini, vicdanı, ahlakı olmaz…

Çocuk tecavüzüyle suçlananların siciline, mensubiyetlerine bakın…

Fetöye, Cemalettin Kaplan’a, IŞİD zihniyeti üreten cemaat bataklıklarına bakın…

“Keşke Yunan galip gelseydi” diyen dincinin muteber adamı Kadir Mısırlıoğlu’na bakın…

Her cemaatin farklı bir emperyalist ülkeyle iş pişirdiği, Kurtuluş Savaşı sürecini anımsayın…

“Türkiye olmazsa ABD, ABD olmazsa Almanya, Fransa” diyenleri, çaldıklarını yurt dışına kaçıranları izleyin…
***
Türkiye ölüyor dostlarım;
Bilime, demokrasiye sırtını dönüp, dinciliği teşvik ederek, intiharını hazırlıyor!

Bu gidişle Avrupa, bizim Suriye sınırımıza ördüğümüz duvarın çok daha tahkim edilmiş olanını Bulgaristan-Yunanistan sınırımıza örebilir…

İslam toplumunun olumsuz etkilerinden ve göç dalgalarından korunmak isteyebilir.

Bizi kendi karanlığımızla, rahibeden taklit olan türbanımız, camimiz, İmam Hatibimiz, Menzil benzeri tarikatlarımız, IŞİD’imiz, ÖSO’muzla baş başa bırakıp, “ne haliniz varsa görün” diyebilir…

Çünkü:
Çünkü görüldüğü üzere Müslümanlar sadece şiddet, savaş, ölüm ve çocuk üretiyor.
Çünkü Müslüman âlemi bilime, teknolojiye, eğitime sırt çeviriyor.
Çünkü bunları üretmek için kafa yormuyor, çaba sarf etmiyor.
Çünkü sadece ama sadece birbiriyle savaşıyor!
***
NE YAPMALI:
Fetö ve IŞİD gibi Selefi anlayışların serası olan Diyanet kaldırılmalı; bütçesi eğitime-araştırmaya aktarılmalıdır!

Zorunlu Din Dersi zulmüne son verilmelidir!

İmam Okulu sayısı, ihtiyaç düzeyine indirilmelidir!
Sünni yurttaşlar da Alevi yurttaşlar gibi inancının giderini kendisi karşılamalıdır!

Camide ibadetin 5 TL, 10 TL gibi bir bedeli olmalıdır!

İbadethaneler, o mekânda ibadet eden yurttaşlara devredilmeli, Anayasanın gereği olarak laiklik ilkesi doğrultusunda devlet tarafından denetlenmeli, laiklik karşıtı anlayış ve cemaatler en ağır cezalar verilmelidir!

Ve ivedilikle Anayasanın “laik demokratik sosyal hukuk devleti” ilkesine işlerlik kazandırılmalıdır…

05.11.2019
Murtaza DEMİR

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı