Makale

Sahtekarlığın Böylesi…

Resim: 1912 Balkan Harbi Bozgunundan sonra Bulgar Komitacıları Müslüman Türkleri yakaladıkları yerde ağaçlara asıyorlardı. Bu resim o anlardan biridir. Ondan dolayı yola çıkan Balkan göçmeni bir buçuk milyondu, Anadolu’ya ulaşan ancak 800 bin oldu!

Sahtekarlığın Böylesi…

AÇIKLAMA
Resim: 1912 Balkan Harbi Bozgunundan sonra Bulgar Komitacıları Müslüman Türkleri yakaladıkları yerde ağaçlara asıyorlardı. Bu resim o anlardan biridir. Ondan dolayı yola çıkan Balkan göçmeni bir buçuk milyondu, Anadolu’ya ulaşan ancak 800 bin oldu!
+++
DİKKAT:ASKER GİYİMLERİNE BAKINIZ, BULGAR ASKERİ…
***
Yalanlar ve İstismarlar

Güya, İstiklal Savaşında vatan haini olarak idam edilen İskilipli Atıf’ın fotoğrafı gibi yalanlarla halkı aldatmak İçin bu resmî yaydılar. Halen “İstiklal mahkemelerinde hocalar asıldı” yalanı kol suratlılarca devam ediliyor. Yalan ve riya ile kandırmaca ve sahtekârlık günümüzde geçerli akçe…
***
Akıl ve İzan sahibi Müslümanlara sesleniyorum;

Ey muhterem mütedeyyin dindar kardeşim, bürokrat, öğretmen, hatta milletvekili…
Varlığımızı borçlu olduğumuz Türkiye Cumhuriyeti ve onu kuran Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları düşmanlığı yapmak, ülkemizi karanlıklara, felaketlere, menfaat çirkefi hırsızlık, yalancılık, soygunculuk bataklığına sürüklemek isteyenlere prim olmaktadır.
***
Bu aldatmacalara, kandırmacalara daha çok inanırsak, düştüğümüz çirkef derinleşecektir.
Birazcık Allah korkusu ve vicdani eseri olan bu iftiralardan, örgütlü cehaletin vesveselerinden uzak durur.
Ruhumuzda, beynimizde, yüreğimizde uyandırılmak istenen bu nefreti, kini, düşmanlığı kendimize bulaştırmayalım.
***
Geçmişi doğru ve tam bilmeyen, aklını kullanmayan istismarcılara inanmayalım…
Bulgar vahşetine maruz kalmış Müslüman Türkün felaketini yansıtan bu Bulgar zumlu belgesini İstiklal Savaşına, Cumhuriyete, Mustafa Kemal’e yamamak isteyen gafillere, hainlere inanmayalım…
***
Muhterem, samimi, mütedeyyin dindar kardeşlerimin manevi duygularını, inançlarını istismar ederek menfaat sağlamakta olan “din” maskeli bir örgüt, cemaat, tarikat, dernek, vakıf ismiyle ortalıkta dolaşan sahtekarlar her türlü çirkefi yapmaya müsait zihniyette olabileceği sayısız örnekler vardır…
Bunu yapanlar yalancı, iftiracı, riyakâr, mürai olmaktan korkmazlar.
Din’i markete koyup pazarlayan din marketçileridir.
Dincilik yapar, kandırır, yalan söyler, aldatır, soyar ve “Hep bana Rabbena” derler… Çevrenize bakınız, “din” maskesi takmış ne çok hırsız, yalancı, kandırmaca, soyguncu olduğunu göreceksiniz…
***
“Devlet, millet hatta din düşmanları” bu kesimler, dinci örgütler, bu gerçek dışı söylemlerle, halkı kandırmaya devam ediyorlar; varlıklarını borçlu oldukları Türkiye Cumhuriyetine, onun kurucu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına saygısızlık etmek, küfür etmekle ne kadar zavallı olduklarını ortaya koyuyorlar.
***
İskilipli Atıf sevabıyla, günahıyla geçmişte kaldı. Onun yaptığı yanlışları savunmak en az onun kadar emperyalist İngiliz uşaklığını kabul etmek demektir. Uşaklığını yapmaya özendiği Batı emperyalizm ve Siyonist güya düşmanı(!) aslında dostu sahte kahramanları Türk milleti farkında olmalıdır…
Türk milleti tarihte bu din istismarcılarına inanmadı, direndi, kurtuldu vatan… bugün de bu yalancılara inanmamalıdır!Emperyalistleri kovduğu İçin mi kötü adam? Batanı iffeti kurtardığı İçin mi kötü adam?
Unutmayalım ki bunu başaran bir başka Mustafa Kemal yok artık…
***
Anadolu’yu işgal eden, iffetine saldıran, yakıp yıkan düşmanla işbirliği yapmak, “vatanseverlik”, “dindarlık”, “Müslümanlık” olur mu?
Hayır, “olmaz” diyorsan, bu örgütlü dinci yıkıcılara, yalancılara, soygunculara, hırsızlara inanma ve dur demelisin.
Bu çağrı, bir sorumlu vatandaşlık görevidir, onu yapmaya çalışıyorum…
R. Demir (2.2.2014)

Leave your vote

Daha Fazla Göster

Prf.Dr. Ramazan Demir

Elazığ’ın Keban kazasına bağlı Gökbelen (Zırkıbaz) Köyünde 1947 yılında fakir bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Köy ilkokulunu, Keban Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okulunu bitirerek ilk ve orta öğrenimini sürdürdü; üstün başarılar göstermesi nedeniyle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine (Sınıfı) seçilerek lise eğitimini tamamladı. İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji lisans eğitimini birlikte tamamladıktan sonra, lise öğretmenliği ve idareciliği, Eğitim Enstitüsü öğretmenliği yaptı. 1974 yılında üniversiteye asistan olarak intisap etti; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde asistan olarak görevini sürdürürken, 1750 sayılı yasa hükümleri gereğince İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesinde doktora yaptı. 1978 yılında Bilim Doktoru (PhD), 1982’de Üniversite Doçenti, 1988’de profesör oldu. Farklı ülkelerde değişik sürelerle NATO burslarıyla ve Federal Almanya’da DAAD burslarıyla bilimsel çalışmalar yaptı. Ulusal ve uluslar arası düzeyde bilim alanıyla ilgili olarak birçok makale ve bildiri (470) ve kitaplarının (8) yanı sıra, SCI kayıtlı bilimsel yayınla (145) bilime katkı yaptı, birçok atıf aldı (2.320). Yayınları 46 ayrı Text Book’ta refere edildi, Text Book’larda adına şekiller, resimler, çizimler yer aldı. Yüksek bilimsel (H) Faktörüne (19) sahiptir. Uluslararası bilim merkezleriyle, ABD ve AB ülkelerindeki 8 ayrı üniversite ile ortak projeler yürüttü, AR-GE çalışmalarına katkı yaptı. Sağlık Bilimleri alanında "Bilim Ödülü", üniversite “Hizmet Ödülü”, TÜBA "Kitap Birincilik ve Üçüncülük Ödülü" sahibi olan Dr. Demir’in bilim alanın dışında yayınlanmış sosyal konuları kapsayan kitapları (12) ve çok sayıda fikir-düşünce makalesi (yaklaşık 1650) bulunmaktadır. Uzun süre Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı (25 yıl), Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü (9 yıl), Üniversite Senato Üyeliği (9 yıl), 17. M. E. Şurası üyeliği görevlerinde bulundu. Tıp Fakültesi Elektron Mikroskop Görüntüleme ve Analiz (TEMGA) Ünitesinin kurucusu ve başkanlığı (2000-2006), Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanlığı (1996-2000) görevlerini yürüttü. Anabilim dalında araştırma laboratuarları, embriyo-hücre kültür laboratuarları, embriy koleksiyonu ve üreme biyolojisi arşivi oluşturdu. Çoğu profesör ve doçent olan 12 akademisyen yetişirdi; binlerce hekimin yetişmesine katkı yaptı. Farklı üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde davetli konuşmacı olarak (Üniversitenin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Akademik Nosyon, Bilimsel Yayınlarda Etik Sorunlar, Sağlık Bilimlerinde Araştırma Eğitimi, Ermeni İddiaları ve Cevapları, Cumhuriyete Kalan Miras, Feodalizm ve Dersim Olayları olmak üzere) çok sayıda konferanslar verdi. Antalya TRT yönetiminde uzmanlık alanıyla ilgili konuşmalarının yanı sıra,“bilimin ışığı” konulu programa sürekli (24 hafta boyunca) konuk oldu. Bilimi bir yaşam biçimi olarak seçen, bilimin hayatın gizemlerini çözmeye yönelik tek araç olduğuna inanan Dr. Demir, uluslar arası bilim kuruluşları olan; International Federation of Placenta Association (IFPA), New York Academy of Science (NAS), American Academy Association of Science (AAAS), European Placental Group (EPG), International Federation Society Association of Microscopy (IFSAM) ve Islamic Academy of Science (IAS) ile ulusal Türk Elektron Mikroskopi Derneği (TEMD) ve Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED) aktif üyesidir. Tarih, felsefe ve milli hassasiyet konularında araştırma yapmayı hobi olarak seçen Dr. Demir, ulusal ve uluslararası dergilerde editörler heyeti üyeliği görevini yapmaktadır. İki evladı, beş torunu vardır.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.