Makale

Sanat Eserini Gagalamak!

Sanatçı olmak zor iştir; yetenek ister, sabır ister, merak ister, eğitim ister ve onu çok sevmek ister. 

Sanat Eserini Gagalamak!

Sanatçı olmak zor iştir; yetenek ister, sabır ister, merak ister, eğitim ister ve onu çok sevmek ister.
Sanattaki algı ve bakış açısı taşıdığı derinlik boyutunda erir. Çünkü bir eserin yansıttığı algıdaki derinlik sanattaki düşünce ve bakış açısıyla doğru orantılıdır.
Bu bağlamda her sanatçıyı farklı bir bakış açısının temsilcisi olabileceğini düşünmek ve bilmek gerekir. Bu düşünce merkezli kavrayış sanata olan ilgiyi artırabilir.
İster resim ister müzik ister heykel ve yazın eser olsun farklı algılamaların ve düşüncelerin sonuçlarıdır.
Onun İçin denilebilir ki sanat eserindeki anlam yüklü bakış açısı eserin ruhudur. Onu görebilmek çok önemlidir.
Nerden çıktı şimdi bu sanat konusu diyenler olabilir. Açıklayalım…
***
Bu yazımızda güncel ilkellik kokan politik konulardan uzaklaşıp sanatla bir soluk almak ve aldırmak istedim.
Konumuz Picasso…
Günün birinde cahilin biri (ülkemizde sayıları çoktur) Picasso’ya bir soru yöneltir:
“ Ressamım diyorsunuz, gördüğüm kadarıyla yaptıklarınız renkleri karıştırmaktan ve iç içe geçmiş çizgiler yapmaktan başka bir şey değil. Sizin resim yeteneğiniz yok gibi geliyor bana. Ne dersin?”
***
Bu cahilin ifadesini duyan Picasso, fırçasını alır ve yere bir “buğday tanesinin” resmini çizer. Ortaya çıkan görsellik öylesine gerçekçi görünür ki ilk bakışta resmin gerçek buğday tanesi olduğunu sanır bu cahil. Nitekim bu gerçekçilik nedeniyle bir tavuk yerdeki buğday tanesi resmini yemek için gagalamaya başlar.
Cahil, bu manzara karşısında şaşkına döner.
***
Bu kez Picasso’ya şunları der:
“Bu kadar mükemmel resimler yapabiliyorken niçin bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsunuz?”der…
Bu ifadeler cahilin neyi ne kadar bildiğini ya da bilmediğini anlar Picasso..
Verilecek cevaba gelir sıra ve Picasso şu cevabı verir:
“Çünkü ben resimlerimi tavuklar için yapmıyorum!”
***
Son 17 seneden beri ülkemi yöneten örgütlü cehalet zihniyetinin bazı temsilcileri ne sanat zevki bıraktılar ne de özgür düşünen sanatçı!..
Kimi heykellere “tükürdü” kimi tiyatro ve bale binalarını yıkıp AVM yaptı kimi de sanatçıları kodese tıktı! Ya da adli kontrolle çembere aldı!
***
Sanata bile işkembesinden bakan cahiller elbetteki bir resmî, bir kitabı, bir müzik eserini “buğday tanesi” gibi algılayıp gagalayacaklardır!

R. Demir (27.6.19)

Çizim : Picasso’ya aittir.

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Prf.Dr. Ramazan Demir

Elazığ’ın Keban kazasına bağlı Gökbelen (Zırkıbaz) Köyünde 1947 yılında fakir bir çiftçi ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Köy ilkokulunu, Keban Ortaokulunu, Diyarbakır Öğretmen Okulunu bitirerek ilk ve orta öğrenimini sürdürdü; üstün başarılar göstermesi nedeniyle İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesine (Sınıfı) seçilerek lise eğitimini tamamladı. İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulunu ve İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji lisans eğitimini birlikte tamamladıktan sonra, lise öğretmenliği ve idareciliği, Eğitim Enstitüsü öğretmenliği yaptı. 1974 yılında üniversiteye asistan olarak intisap etti; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Kürsüsünde asistan olarak görevini sürdürürken, 1750 sayılı yasa hükümleri gereğince İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesinde doktora yaptı. 1978 yılında Bilim Doktoru (PhD), 1982’de Üniversite Doçenti, 1988’de profesör oldu. Farklı ülkelerde değişik sürelerle NATO burslarıyla ve Federal Almanya’da DAAD burslarıyla bilimsel çalışmalar yaptı. Ulusal ve uluslar arası düzeyde bilim alanıyla ilgili olarak birçok makale ve bildiri (470) ve kitaplarının (8) yanı sıra, SCI kayıtlı bilimsel yayınla (145) bilime katkı yaptı, birçok atıf aldı (2.320). Yayınları 46 ayrı Text Book’ta refere edildi, Text Book’larda adına şekiller, resimler, çizimler yer aldı. Yüksek bilimsel (H) Faktörüne (19) sahiptir. Uluslararası bilim merkezleriyle, ABD ve AB ülkelerindeki 8 ayrı üniversite ile ortak projeler yürüttü, AR-GE çalışmalarına katkı yaptı. Sağlık Bilimleri alanında "Bilim Ödülü", üniversite “Hizmet Ödülü”, TÜBA "Kitap Birincilik ve Üçüncülük Ödülü" sahibi olan Dr. Demir’in bilim alanın dışında yayınlanmış sosyal konuları kapsayan kitapları (12) ve çok sayıda fikir-düşünce makalesi (yaklaşık 1650) bulunmaktadır. Uzun süre Anabilim Dalı Kurucu Başkanlığı (25 yıl), Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü (9 yıl), Üniversite Senato Üyeliği (9 yıl), 17. M. E. Şurası üyeliği görevlerinde bulundu. Tıp Fakültesi Elektron Mikroskop Görüntüleme ve Analiz (TEMGA) Ünitesinin kurucusu ve başkanlığı (2000-2006), Sağlık Bilimleri Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanlığı (1996-2000) görevlerini yürüttü. Anabilim dalında araştırma laboratuarları, embriyo-hücre kültür laboratuarları, embriy koleksiyonu ve üreme biyolojisi arşivi oluşturdu. Çoğu profesör ve doçent olan 12 akademisyen yetişirdi; binlerce hekimin yetişmesine katkı yaptı. Farklı üniversitelerde ve sivil toplum örgütlerinde davetli konuşmacı olarak (Üniversitenin Sorunları ve Çözüm Önerileri, Akademik Nosyon, Bilimsel Yayınlarda Etik Sorunlar, Sağlık Bilimlerinde Araştırma Eğitimi, Ermeni İddiaları ve Cevapları, Cumhuriyete Kalan Miras, Feodalizm ve Dersim Olayları olmak üzere) çok sayıda konferanslar verdi. Antalya TRT yönetiminde uzmanlık alanıyla ilgili konuşmalarının yanı sıra,“bilimin ışığı” konulu programa sürekli (24 hafta boyunca) konuk oldu. Bilimi bir yaşam biçimi olarak seçen, bilimin hayatın gizemlerini çözmeye yönelik tek araç olduğuna inanan Dr. Demir, uluslar arası bilim kuruluşları olan; International Federation of Placenta Association (IFPA), New York Academy of Science (NAS), American Academy Association of Science (AAAS), European Placental Group (EPG), International Federation Society Association of Microscopy (IFSAM) ve Islamic Academy of Science (IAS) ile ulusal Türk Elektron Mikroskopi Derneği (TEMD) ve Türk Histoloji ve Embriyoloji Derneği (THED) aktif üyesidir. Tarih, felsefe ve milli hassasiyet konularında araştırma yapmayı hobi olarak seçen Dr. Demir, ulusal ve uluslararası dergilerde editörler heyeti üyeliği görevini yapmaktadır. İki evladı, beş torunu vardır.

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.