Makale

Türkiye İslamlaşıyor mu?

Gerçek anlamda Muhammedi İslam'ın kuralları topluma uygulanmaya başlandığı zaman, yani dini merkeze koyup sosyal hayata uygulandığı zaman, her yanlış her kötülük her aykırı eylem ve uygulama "din" hanesine negatif puan olarak yazılır.

Sinem sizin için okusun
Harun sizin için okusun

Türkiye İslamlaşıyor mu?

Gerçek anlamda Muhammedi İslam’ın kuralları topluma uygulanmaya başlandığı zaman, yani dini merkeze koyup sosyal hayata uygulandığı zaman, her yanlış her kötülük her aykırı eylem ve uygulama “din” hanesine negatif puan olarak yazılır.
Birileri, özellikle din tüccarı yobazlar çıkıp “..keşke Türkiye gerçekten İslamileşilme, keşke gerçekten dindarlaşsa..” diye nutuk atabilirler. Sakın inanılmasın! Çünkü gerçek anlamda ne “İslamileşilme ne dindarlaşma” olmasını isterler. Yobazın için böyle anlayışlı bir gelişme söz konusu bile olamaz.
Türkiye hızla Araplaştırılıyor!..
Çünkü İslam’ı “Araplık” olarak anlayan bir zihniyet var bu ülkede…
***
Devlet idaresinde dini öğretileri merkeze koyan tüm idareciler felaket getirmişlerdir tarih boyunca… Her tür inancın özgürce yaşandığı laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini “ayet ve hadislerle” yönetmeye kalkarsanız, o zaman yönetenlere karşı çıkan herkes Tanrı’ya (Tarı ayetine) karşı çıkmış gibi algılanır, böyle bir konuma sokulmuş gibi yaftalanır.
Yöneten siyasi parti ya da kurduğu sistem “dinleştirip ilahlaştırılır” demektir…
Bu ise toplumsal barışı yok eder ve kan akar!
Ayet ve hadisler toplumun hayatına uygulanan genel hükümler olamaz, ancak gerçek dindarların, müminlerin ahlak kılavuzları olabilir.
Ayet ve sureler ideoloji değildir.
Tanrının ideolojisi olamaz, insanlara eşit mesafededir.
***
Örgütlü cehalet zihniyeti Araplığı İslamcılık olarak anlıyor ve öyle uyguluyor.
Çok çarpıcı bir örnek vermeliyim; devletin imkânlarını sömüren diyanet başkanlığı denilen faizci kadronun her cuma günü için hazırladığı hutbeleri, kentlerin merkezinde kabarık kadrolarla devletin imkânlarından nemalanan “müftülük” makamında oturan zatların verdikleri cuma nutuklarını her hafta dinlerim. Çoğunlukla masal anlatılır, rivayetler örneklenir, uydurma hadisler ayetmiş gibi telkin edilir.
Kur’anı en iyi anlayan ve anlatan, akılı merkeze koyarak Kur’anı yorumlayan eşsiz bir Türk bilgini İmam Maturidi’den, Ahmet Yesevi’den asla söz edilmez. İmam-ı Azam Ebu Hanife’den pek bahsedilmez!
Hurafe yüklü masallar ve hikâyelerle halkın aklıyla alay edilir, herkes kendileri gibi cahil cühela sanılır. Ve “İslam eşittir Araplık” sapkınlığı halkın kulağına dolaylı ya da doğrudan üflenir! Arap bedevisinin adetlerini, kültürünü İslam’a eşit değerde görmek her şeyden önce İslam’a ihanettir. Örgütlü cehaletin oluşturduğu badem kadroların tamamı Arapçılığı savunur, telkin eder devletin minberinden halka… Devletin maaşlı memurları Türk halkının milli değerlerini değil Arapın kültürünü yaymaya çalışırlar! Bu korkunç bir gelişmedir. Bu cahillere sözüm şudur, Arapın kuyruğuna, eteğine takılmayı bırakın; gerçek anlamda Müslüman olun, Müslüman..!
***
Herifin teki çıkmış ezanın Türkçe okunduğu dönemi öne sürerek devrin iktidarı İnönü Paşayı suçlayarak puan kazanmaya çalışması cehalet örneğidir, hoş bu tür eylemler cahillerin taktiğidir hep…
Üstelik Türkçe ezan zulüm sayılıyormuş!
Bre kabarık unvanlı cahil, Türkçe ezan zulüm değil, “İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin” fetvasına dayalı İslami bir uygulamadır, bunu bilmeden millete kaba nutuklarla akıl karıştırıcılığı yapmak zavallılıktır! Şunu hemen ifade etmeliyim ki hangi ilahiyatçıya sorarsanız sorunuz, tabii eğer çirkin politikacının kuyruğuna bağırsaklarından bağlı değilse, Türkçe ezana karşı olmak, düşmanlık etmek, aslında “Ebu Hanife’ye” ve “Muhammedi İslam’a” karşı olmak anlamına gelir!
***
Din ticareti yapanları, ondan rant elde edenleri, dini söylemlerle halkı kandıran aldatanları bir kenara bırakarak, şu noktayı hatırlatalım; dindar bir Müslüman günde kıldığı beş (5) vakit namazda kırk (40) kez Arapça Fatiha Suresini okuyor. Okuduğu surelerin anlamını bildiğini iddia eden insan sayısı %1 civarındadır ancak! Üstelik bu Arapça surenin içinde bir Farsça ya da Yunanca ya da İspanyolca sözcük bile olsa yine de okuyabiliyorsa nasıl anlatılır bu cahillere Türkçe ibadetin gerekliliğini?
Evet; Farsça-İspanyolca hatta Yunanca bile okuyabilirsiniz ama asla Türkçe okuyamazsınız!.. “Benim ses bayrağım Türkçedir” diyen düşünce insanlarına aykırı yobaz dinci simsarların Türkçe düşmanlığını anlamak zor olsa da Arapçılık kafası nedeniyle o kör zihniyetlerini anlıyorum, biliyorum!.
***
Bakar mısınız şu memleketin getirildiği hale?
Siyasal ümmetçi Arap seviciler yüzünden Türk Milleti “Gök Türk” atalarından maddi ve manevi miras olarak kalan, “Türk’ün Anayasa Maddeleri” olarak telakki edilen Orhun Yazıtlarını okuyamaz oldu! Türk Milletine musallat olmuş özünü kemiren haşarat gibi bir olaydır bu Arap seviciliği!..
Bin yıllık haysiyetsizliktir bu!
Arap alfabesini baş tacı edip Türk’e ve Türkçeye düşmanlık edenleri not edip vakti zamanı geldiğinde gereği yapılmalıdır!
Sonuç olarak; Türkiye Araplaştırılıyor!
Türkiye Arap kültür emperyalizminin işgali altındadır!.
Aklını kullananların bunun farkına varması gerekir.
Köprünün son çıkışından sonra dönüş yoktur!

R.Demir (19.1.2020)

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy

Add to Collection

No Collections

Here you'll find all collections you've created before.

Kapalı
Kapalı