Dünya

Doğu Akdeniz gerilimi: Çavuşoğlu, Yunan gazetede yazdı

Yunanistan’ın çok okunan gazetelerinden Kathimerini, Türkiye ve Yunanistan’ın dışişleri bakanlarının kaleme aldığı makaleleri yayınladı. Gazetede yayınlanan makalelerde tarafların duruma yaklaşımı açıkça ortaya kondu.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Dendias, “Türkiye uluslararası kanunlara uymalı, diyaloğa girmeli ve tehditlerle birlikte oldubittiye getirmeyi amaçlayan stratejileri bırakmalı” yorumunu yaptı. Yunan Dışişleri Bakanı, “Denizlerdeki sınır bireysel algının ya da ülkelerin boyutları ya da güçleriyle ilgili bir durum değildir” dedi.

“İKİ SEÇENEK VAR”

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da diyalog çağrısı yaparken ön koşul olmaması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, Türkiye ve Yunanistan’ın her zaman bu tür krizlerde iki seçenekle karşı karşıya kaldığını hatırlatırken, bunların ya birbirlerinin adımlarını karşılıklı olarak kilitlemek ya da kazan-kazan formülü üzerinden ilerlemek olduğunu yazdı. Çavuşoğlu, Türkiye’nin ön koşulsuz olarak müzakereden yana olduğunu söylerken her krizin içerisinde bir fırsat barındırdığını söyledi.

Çavuşoğlu ayrıca Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünü de hatırlattı. Çavuşoğlu, döneminin Yunanistan Cumhurbaşkanı Eleftherios Venizelos’un Mustafa Kemal Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdiğini hatırlatarak, Türkiye’nin ortak bir çözüm ve karşılıklı anlayış beklediğini de söyledi ve Ankara’nın diplomasideki yaklaşımın da barışçıl ve insani olduğunu dile getirdi.

DOĞU AKDENİZ’DE NE OLUYOR?

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de Oruç Reis gemisi ile hidrokarbon arama faaliyeti, aylardır bölgede hareketlilik yaratan Fransa, Yunanistan ve Rum Kesimi’nin galeyana gelmesine sebep oldu. Hali hazırda son dönemde Ayasofya, Suriye ve Libya konusunda tansiyonun yüksek olduğu Ankara-Paris hattında adeta yeni bir cephe açıldı: Doğu Akdeniz!

Libya’da Fransa, Libya Ulusal Ordusu lideri Genel Halife Hafter’in yanında yer alırken, Türkiye ise Birleşmiş Milletler’in de tanıdığı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni meşru güç olarak kabul ederek destekledi.

Suriye’de ise terör örgütü YPG’ye silah yardımı yapan ülkeler arasında yer alan Fransa, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyindeki askeri operasyonları da sık sık eleştiriyordu.

Öyle ki Türkiye’nin Suriye’deki askeri operasyonlarını tepki gösteren Macron, geçen aylarda bir dergiye, NATO üyesi Türkiye’nin çıkarlarımızın söz konusu olduğu bir bölgede, koordinasyonsuz saldırgan eylemleri var” demiş ve “Türkiye uzun vadede NATO’da olmayacak mı?” sorusuna “Böyle diyemem. Türkiye’yi NATO’dan dışlamak çıkarımıza değil ama belki de NATO’yu yeniden gözden geçirmeliyiz” yanıtını vererek yeni bir tartışmanın fitilini alevlemişti.

Fransa ile Türkiye arasında son aylarda yaşanan bir diğer gerilim de Ayasofya’dan çıkmıştı… Ayasofya’nın ibadete açılması kararı Paris’in tepkisini çekmişti. O dönemde açıklama yapan Fransa Dışişleri Bakanı Le Drian, bu karardan memnun olmadıklarını dile getirmişti.

Oruç Reis’in bölgede olması Fransa ve Yunanistan’ı rahatsız etti.

ORUÇ REİS RAHATSIZ ETTİ

Oruç Reis gemisinin askeri gemilerle birlikte arama faaliyetlerine devam etmesi özellikle Avrupa’da büyük yankı uyandırırken Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Yunanistan ve Rum Kesimi’nin yanında saf tuttu. Yunanistan ile iş birliği yapacağını duyuran Fransa, geçen hafta Girit adasının açıklarına bir fırkateyn ve iki savaş uçağı gönderdi.

Türkiye’nin egemenlik haklarını korumak için başlattığı arama çalışmalarına tepki gösteren Macron, bölgedeki askeri varlığı da artıracağını dile getirdi. Geçen hafta Yunan donanması ile ortak tatbikat yapan Fransa’nın Lafayette isimli fırkateyni ve iki adet Rafale savaş uçağı bölgeye gönderildi. Öyle ki bu süreçte Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis bile Fransız bir tweet paylaşarak Emmanuel Macron’a övgü sıraladı.

Macron ve Miçotakis, Türkiye’nin “tek taraflı” gerçekleştirdiği arama faaliyetlerinden kaygı duyduğunu ve bir diyalog ortamının yaratılabilmesi için hidrokarbon arama faaliyetlerine son verilmesi gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Doğu Akdeniz’de çözümün yolunun diyalog ve müzakere olduğunu dile getirdi. Erdoğan, “Sağduyu ve aklıselimle hareket edilirse herkesin hakkını koruyarak kazan-kazan temelli bir formül bulunabilir” demişti.

Doğu Akdeniz’de tansiyonun artmasıyla birlikte Fransa, Yunanistan’ın yanında durduğunu açıklamış ve bölgeye fırkateyn ve savaş uçakları göndermişti.

FRANSA’NIN TEPKİSİ TAMAMEN ‘DUYGUSAL’

Türkiye’nin Kıbrıs açıklarında doğalgaz aramaya başlaması iki NATO üyesi Fransa ile Türkiye arasındaki gerilimi tetikledi. Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Kuzey Kıbrıs ve Ankara’nın tepkisine rağmen, bölgede doğalgaz arama ve çıkarma haklarını Fransız şirketi Total’e vermişti.

Bunun üzerine Türkiye, Libya’yla deniz yetki alanı mutabakatı yaptı ve bu anlaşmaya Atina’nın yanı sıra Fransa dahil, İtalya, İsrail, Mısır, Lübnan dahil diğer Akdeniz ülkeleri de tepki gösterdi. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TP) ruhsat alanları o dönemde gerilim yaratmıştı. Hatta Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Ocak 2020 sonunda Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüşmesinin ardından bölgeye Fransız savaş gemilerini göndermeyi teklif etmişti.

Macron, 23 Temmuz’da Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastiades ile Paris’te yaptığı görüşme sonrası da Avrupa Birliği’ne Türkiye’ye Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmaları nedeniyle yaptırım uygulaması çağrısında bulundu. Macron, Türkiye’yi Yunanistan ve Kıbrıs’ın deniz yetki alanını ihlal etmekle suçladı ve Türkiye’nin eylemlerini “provokasyon” olarak tanımladı.

İLGİLİ HABERYunanistan Cumhurbaşkanı'ndan Türkiye çıkışı: Savaşa hazırlıklı olmalısınızYunanistan Cumhurbaşkanı’ndan Türkiye çıkışı: Savaşa hazırlıklı olmalısınız

Leave your vote

Etiketler
Daha Fazla Göster

Yorumun nedir ?

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Giriş Yap

Şifreni mi Unuttun ?

Henüz bir hesabınız yok mu ? Kayıt Ol

Şifreni mi Unuttun ?

Enter your account data and we will send you a link to reset your password.

Your password reset link appears to be invalid or expired.

Giriş Yap

Privacy Policy